Normalden farklı insanların hayatları anlatıyor kitapta. Akıl hastanesinde geçiyor, delillerle akılların bir arada yaşadığı bir hastane. Bu bu sistem rehabilite edilen delilerin dışarı çıkmadan önce uyum sağlamasını kolaylaştırmak için yapılmış.
Veronika önce intihar girişiminde bulunuyor. Vücudu aldığı hasardan dolayı sayılı günü kaldığını söylüyor doktor. Sonra yaşamın tadının farkına varıyor. Kitabın sonu sürprizli.
İnsan ölümle yüzleşince yaşamın değerini ve gerçekte ne istediğini anlar. Başkalarının beklentilere göre değil de "delice", kendi istediğin hayatı yaşamak mutluluktur, özgürlüktür.
Kitaptan bana kalanlar;
. Niyetle hareket arasında her zaman bir kopukluk vardır. O, yarı yoldan dönmek özgürlüğüne sahip olmak istiyordu.
. Bence yaşamının en mutlu dönemiydi o. Bir şey için savaşım veriyordu.
. Einstein, Kristof Kolomp, Beatles hep kendi dünyalarında yaşadılar.
. İçimde başka, sevebileceğim Veronikalar olduğunu bilmiyordum.
. Bir toplum, savaş, hiper enflasyon, salgın hastalıklar ve benzeri ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunda intihar sayısında hafif bir artış görülse de, depresyon, paranoya, psikoz vakalarında belirgin bir düşüş kaydediliyordu. İnsanlar ancak koşullar buna el verdiğinde delirme lüksüne sahiptiler.
. Yaşlanmanın avantaj sayıldığı ender mesleklerden biridir hukuk.
. Hayatta pek çok hata yapmaya izin vardır. Hayatımızı mahvedecek hata hariç.
. Ufak tefek sorunlarla baş etmek için ödenen bedel, onların varlığını inkar etmekle ödediğimiz bedelden daha az.
. Bir tek yaprağı bile bir başkasının tıpkısı olarak yaratmamıştır Tanrı. İnsanlar doğaya aykırı davranıyorlar, çünkü farklı olmaya cesaret edemiyorlar.
. Cennet görüntülerini resmetmek istiyorum.
. Ölüm birinci bizi daha yoğun yaşamaya yöneltir.