·168 syf.····Okunma: 05 Aralık 2025 00:00 “Cimriler Kitabı”nı okurken hem güldüm hem de sürekli düşünmeye zorlandım; El-Cahız’ın cimriliği yalnızca kusurlu bir insan davranışı olarak değil, neredeyse bir düşünce sistemi gibi ele alışı beni en çok etkileyen şey oldu. Hikâyelerdeki cimriler o kadar abartılı, o kadar tuhaf ama bir o kadar da tanıdık ki, her bir örnek hem gerçek hayattan bir kesit gibi geliyor hem de insana kendi alışkanlıklarını sorgulatıyor. Yazarın mizahi dili kitabı hafifletirken, arka plandaki toplumsal ve kültürel eleştiri sürekli kendini hissettiriyor; cimrilerin eşyaya, yemeğe, misafire, hatta nefese bile yaklaşımındaki mantığı görünce “bu kadar da olmaz” dediğim çok oldu ama sonra onların kurduğu küçük evrenin aslında çok tutarlı bir iç mantığı olduğunu fark ettim. Beni en çok çeken, yazarın ne tamamen yargılayıcı olması ne de cimriliği övmesi; bunun yerine o davranış biçimini tüm yönleriyle masaya yatırmasıydı. Bazı bölümlerde tekrar hissi verse de bu, anlatının yapısına ve konunun doğasına uyuyor; çünkü cimrilik zaten kendi içinde dönüp duran, hep aynı alanlarda kendini gösteren bir tutum.