GİZLİ ÇEKMECE / AHMET OKTAY
Bu sefer Ahmet Oktay'ın kaleminden Gizli Çekmece adlı kitabını okudum. Kitabın uzun adı; "Gizli Çekmece: Basından, TRT'den, Bohemlerin ve Edebiyatçıların Dünyasından Resimli Hayatı Hakikiye Sahneleri". Selim İleri'nin önsözüyle basılan kitabın başında "Seni çok özlüyoruz be babam..." Oğlun Deniz Börtecene diyor. Resimli Hayatı Hakikiye sahneleri diye adlandırdığı fotoğraflarda kimler yok ki! Kasım Gülek, Arafat, Mesut Yılmaz, Mümtaz Soysal gibi siyasiler, Örsan Öymen, Doğan Hızlan, Zeynep Oral, Mehmet Ali Birand gibi dönemin gazetecileri, Halikarnas Balıkçısı, Cahit Irgat, Edip Cansever, Özdemir Asaf, İlhan Berk, Attila İlhan, Enis Batur, Selim İleri, Bedri Baykam gibi sanatçılar, TRT Kıbrıs bürosunun açılışı, Adis Ababa büyükelçilik daveti, ödül törenleri gibi dönemin siyasi, kültürel, sosyal hayatını okurlara hatırlatıyor. Ayrıca gazete küpürleri, dergi kapakları ve yeni basılan kitapların kapak tasarımları da yer almakta.
Kitabın ilgi çeken ismi birçok şey çağrıştırıyor. Okuduğumuz kitaplarda, seyrettiğimiz filmlerde karakterlerin kendilerine özel kilitli kutu, sandık, çanta, çekmece gibi yerleri var. Bu tabii eski dönemde kalabalık aileler içinde yaşayanlar kişiler için geçerliydi. Bugünün yalnız yaşayan bireyleri için gereksiz bir ayrıntı. Biz Oktay'ın Gizli Çekmece'sine dönelim, bakalım içinde neler varmış?
Bir Zamanlar TRT adlı bölümde "Erken Yiten Bir Yıldız" alt başlıklı yazıda Oktay'ın TRT günlerinde Kıbrıs bürosunun açılış fotoğrafı var. O dönem TRT Genel Müdürü İsmail Cem'de fotoğrafta. Birkaç sene önce İsmail Cem'in müdürlük dönemini anlattığı "TRT'de 500 Gün" adlı kitabını üzüntüyle okumuştum. Bazı kurumlara siyaset bulaşmamalı, ama maalesef elden bir şey gelmiyor. Bu bölümde bizlerin çocukluğundan hatırladığı Doğan Kasaroğlu, Güneş Tecelli, Zafer Cilasun, Tarık Gürcan gibi birçok değerli isim anılmış.
"Şair Mısra Çalar" başlıklı yazıda dost sohbetlerinde okunan şiirleri İlhan Berk'in çalarak kendi adıyla yayınlamasına yapılan itirazlar sonrası İlhan Berk'in herkese "Şair mısra çalar" diye cevap vermesini anlatmış. Böylece telifin önemi bir kere daha ortaya çıkıyor.
Yeni basılan kitap kapaklarının arasında Yılmaz Gruda'nın "Marathon - bir uzun koşu" adlı imzalı kitabının da resmi var. Gruda'nın bu şiir kitabını geçenlerde okudum yorumunu en kısa zamanda paylaşacağım.
Kitabın ilk baskısı 1991, içinde anlatılanlar ise daha önceki dönemlerde yaşanmış anılar, anekdotlar, yazınsal metinler ve gazete yazıları. Dolayısıyla o dönemde gördüklerim, duyduklarım; sonrasında o günlere ait başka kaynaklardan okuduğum bilgilerle örtüşen birçok yer var. Okurken o dönemin değerli kişilerini saygıyla anıp, yaşananların bir bölümünü keyifle bir bölümünü hüzünle hatırladım.
Bu Ahmet Oktay kaleminden okuduğum ikinci kitap oldu, ilki Gönüllü Mağdurluk'tu, onu çok beğendiğim için bu kitabını okudum. Fırsat buldukça diğer kitaplarını da okumak istiyorum Size de bu değerli kalemi kaçırmamanızı, okumanızı tavsiye ederim.
Gizli Çekmece'den çıkanlar:
Medyaların, özellikle televizyonun burnumuzun dibindeki bir savaşı bile görselleştirdiği, oyunlaştırdığı, dolayısıyla istilayı, ölümü hayalileştirdiği bir dönemde, kendimizinki de dahil tüm yaşanmış yaşamları hüzünle anımsamakta yarar var. (ki o dönemde internet yeni çıkmış, sosyal medya hesapları açılmamış, yapay zeka yayılmamıştı - 1991)
Her gözyaşı damlası, bize sadece geçmişi anımsatmakla kalmaz, yaşadığımız zamanın üzerinde düşünmeye de zorlar.
Yakup Kadri entelektüel, Falih Rıfkı militan, Refik Halid sinik, Hüseyin Cahit hırçındır. Bu yanları biçemlerinde hemen anlaşılır; çünkü biçemi oluşturan bir düşünsel art alan vardır hepsinde de. Bir tavrın, bir dünya görüşünün, bir aidiyetin insanlarıdır.
Şimdi ne zaman önünden geçsem yüreğim sızlar. Gençliğimin en güzel anılarına ihanet ediyormuşum gibi gelir, içeri girip bir iki tek atmadığım için. Ama ne yapalım ki, mekanları güzel ve aranılır kılan insanlardır. Benim insanlarım yok ki artık oralarda.