Puan vermedi·134 syf.··Beğendi
· "Yıldızları astım gökyüzüne, çocuklar sevinsin diye...
Çocukları kuşandım her nefeste, yarınlar sevinsin diye..."
"Kelimelerin ruhu olmasa bile, sözlerin ruhu vardır. Bazen umut bazen hüzün taşır omuzlarında. Her umut yarına ekilmiş tohumlardır benim için."
"Her sıkıldığımızda her daraldığımızda ve her çaresiz kaldığımızda kendilerinden emin olduklarının sözlerine kulak ver, sonra Kur'an'a ve peygamberlerin hayatlarına veya fikir dünyamızın rehberlerine kesinlikle bakmalısın. Fark edemediklerimizi onlarla bulabiliriz çünkü.."
"Anne, anne beb ölmek istemiyorum" sözleri, insanı sağırlaştıran seslerin arasında kayboluyordu. Gerçekleri düşününce, Ortadoğu'da var olan sistemlerin kendi halkları üzerinde dayattığı baskının en son derecesi, "demir yumruk" gibi tepelerine indirilen devlet eliyle toplu ölüm seansları. Gerçi sözlerin özünde saklı olan gerçek, sırf mezhep ayrılıkları sebebi ile rejim tarafından sürekli olarak aşağılanan ve devlet millet ilkesinden ziyade devlet ve devletin adamları ve vatandaşları gerçeği ile masumlara korku salan ESAD rejimi. Ortadoğu'dan ayrıldığımızdan beri cehenneme dönen coğrafya, sessizliğin girdabında boğuluyor adeta. Bir için ayağa kalkan dünya devleri, nedense mesele Ortadoğu, daha doğrusu Müslüman coğrafya olduğunda sessizliğe bürünüp bazen demokrasi dağıtıyor, bazen ise kendilerine kul olmuş kuklalar eliyle ölüm sunuyor barut kokulu tepsilerde..."
"Hayat dediğin,
Kelebek kanadında!
Renkli, gizemli ve seçici.
Ama en önemlisi geçici..."
"Oysa ne suçu vardı o yavruların. Kan ve ölüm kusan, zulüm makineleri kahrolmalıydı ve her çelik kanatlının üstünde nefes alan pilot, vicdan takınmalıydı. Tepkisini barışa saklayan her bir birey ise kınanmalıydı. Hatta zalimler, gelemeyecekleri bir sürgünle sürülmeliydi bu dünyadan. Çocuklar mazlumdu, masumdu."
"Hiçbir ilacın, hiçbir tedavinin "dinlemekle, anlamak arasında olan o ince çizgiyi delemeyeceğini fark etmek aslında büyük bir kazanımdı."
"Bulutların üzerinde bir salıncak,
Cebimde umutlar.
Bir ileri bir geri sallanırken,
Tertemiz düşlerim ellerimde.
İsimlerini çocuklardan alan çiçekler,
Kokular yayarlar gözlerinde.
Kötülükler göç etsinler diye,
Çabalarken iyi insanlar.
Sevgiyi nedensizce kuşanır,
Bizim çocuklar..."
"İnsanoğlu zeytin misali,
Dışı katıktır, içi kütük vesselam...
Ve sen!
Yağmur, gece, hüzün ve sen.
Yorgun gecenin kirli hecesi,
Kavgalarımın hüzün çiçeğisin sen.
Sana koşarken yağmur,
Tut ellerimden ne olur.
Şimdi sen olmamalısın,
Son nefesini verirken kelimelerim.
Sana koşmalı herşey,
Seni anlatmamalı umut.
Bulutlar bensiz ağlamalı,
Yangınlar sensiz çıkmalı.
Kudurmali hüzün,
Susmalı acı.
Ölmeli ölüm.
İsyâna durmalı heceler,
Çırılçıplak kalmalı yalan.
Çünkü sen,
Aldığım son nefes..."