Gönderi

Puan vermedi·264 syf.··
2025 33. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 19:39
Şimdiye kadar okuduğum en ilginç ve en zor klasik metinlerden biri. Metin ilginçliğini ve zorluğunu aynı noktadan alıyor. Hem birçok anlatım şekli hem de birçok türün iç içe oluşu metnin biçimini deneysel kılıyor. Gotik, bilimkurgu, seyyahatme(jurnal) birlikte kullanılan üç anlatım yöntemi. Fakat hangi yöntemin başlayıp hangisinin bittiğini okuyucunun takip etmesi oldukça zor. Gotik'in anlatıyı ele aldığı durumlarda bilimsel argümanlar oldukça gerçekçi hale geliyor ki burada yazar tarafından amaçlanan kaçışın çağında var olan bilimsel anlayışla ironik bir şekilde alay ederek gerçekleştirmek istendiğini fark ediyorsunuz. Pym, dönemin modası olan deniz macerasına atılan bir mirasyedi beyefendi. Arkadaşı Augustus'un teşvikiyle de olmak üzere gizlice uzak yolda sefer yapacak olan bir gemiye biner. Metnin ilk anlarında her deniz/gemi hikâyesinin başlangıcında olduğu gibi gemiye binişin/katılışın anlatısı yapılır. Pym, hayati tehlikeler yaşar ama sürekli bu tehlikelerden hayatta kalarak kurtulur. Ama çevresindeki herkes bir şekilde ölür. Metin burada "güvenilmez anlatıcı" yı bize göstermeye başlar. Çünkü hem Pym'in anlattıkları hem de metinde verilen sözde kronoloji gerçekliğin sürekli kaydığı bir yapıyı metinde kurar. Olaylar ise sürekli bir kabus atmosferinde ilerler. İlk olarak Pym ambarda sıkışır, sonra gemide çıkan isyanda kurtulur, en son da ise vahşilerin elinden kurtulur. Metnin postkolanyal okunmasının yapılması mümkün ancak anlatının ilerlediği zemin rüya ya da fantezi diyebileceğimiz zemindedir. Yani kısaca beyaz Avrupalı'nın sömürgecilikte elde ettiği ötekinin fantezisi. Ancak Poe, "yamyam"lığı metinde beyazlara yaptırarak medeni olanın sorgulamasını bütün insanlık psikolojisi üzerinden yaparak bu fantezi anlatımının beyaz Avrupalı sömürge bilinci ile alay etmenin farklı bir yolu olduğunu anlatır aslında. Bir felaketten diğerine ilerleyen olaylar zinciri klasik "kahramanın yolculuğu" diyebileceğimiz anlatı mantığından oldukça uzaktır. Bundan dolayı da okuması oldukça zor bir metinle karşı karşıyayız. Denizin/doğanın bir metafor olarak kullanıldığı her metinde olduğu gibi açığa çıkardığı gerilim insan ilişkilerindeki çatışmanın başlıca ana nedenidir bu metinde de. Poe "korkunç bir sonsuzluk organı" diye tanımladığı denizi kullanarak anlamın çöküşünü gerçekleştirir. Kısacası bu metinde her şey iç içe. Bu yüzden okurun iyi bir iz sürücü olması gerek.
1000Kitap
Nantucket’lı Arthur Gordon Pym’in HikâyesiEdgar Allan Poe · Alakarga Yayınları · 2017982 okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.