Gönderi

Puan vermedi·288 syf.··
2025 49. kitabı
Nar-ı Aşk, tarihî olayların gölgesinde filizlenen ama özü itibarıyla insanın iç dünyasına, arayışlarına ve kaderle sınanan duygularına odaklanan bir roman. Şeyh Galib (Mehmet Esad) Efendi’nin Beyoğlu Tünel Meydanı’nda, Divan Edebiyatı Müzesi’nin avlusunda yer alan türbesiyle başlayan bu hikâye, hem divan edebiyatının zarif atmosferini hem de Mevlevî geleneğinin ruhani derinliğini hissettiriyor. Genç yaşta divan sahibi olan ve Mevlevî şeyhi kimliğiyle tanınan Şeyh Galib ile III. Selim’in kız kardeşi Beyhan Sultan’ın aşkı, tarihin içinde süzülen en narin hislerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Galib’in Beyhan Sultan’ın gözlerine baktığı anda başlayan ve dillendirilemeyen bu sevda, onun 1001 günlük çileye sığınmasına, ardından da kaderin bir cilvesi olarak sevdiği kadının başkasıyla evlendirildiğini öğrenince aşkını kalbine gömmesine dönüşüyor. Zamanın yıpratmaya çalıştığı bu latif duygular, kalbinde küçük bir umut taşıyan herkesin kendinden bir şey bulacağı türden. Roman, Fransız Devrimi, Napolyon ve Rus Çariçesi II. Katerina gibi dev isimlerin gölgesinde, III. Selim’in Nizam-ı Cedid reformlarıyla çalkalanan Osmanlı döneminde geçiyor. Bu tarihsel arka plan yalnızca Galib ve Beyhan’ın hikâyesini değil, aynı zamanda kaderleri bambaşka yerlerde kesişen iki karakteri de içine alıyor: İstanbul’a köle olarak getirilen Simla ve onu ararken kendi iç yolculuğuna çıkan İspanyol Alehandro. Böylece roman, yalnızca tek bir aşkı değil, birbirine değen dört hayatın, dört ayrı sevdanın hikâyesini anlatıyor. Hem zarif bir dönem anlatısı hem de aşkın farklı yönlerini keşfeden derinlikli bir roman… Nar-ı Aşk, sessiz duyguların, içe gömülen sevdaların ve kaderin ince dokunuşlarının peşinden gitmek isteyenler için güçlü ve sürükleyici bir eser. Keyifli okumalar..
Nar-ı AşkMine Sultan Ünver · Timaş Yayınları · 2012263 okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.