Şahika
Puan vermedi·416 syf.··
2025 80. kitabı
Selamlar, nasılsınız? Size öyle bir kitap ile geldim ki… nasıl anlatsam bilemiyorum. Ne söylesem eksik kalacak gibi hissediyorum. O kadar etkileyici bir konusu var ki, insanın hafızasından asla silinmeyecek bir eser. Kitap, iki kadının hayatını anlatıyor ve biz hikâyeyi geçmiş–şimdi zamanları arasında gidip gelerek okuyoruz. Okurken duygudan duyguya savruldum; hele o sonlar… beni benden aldı. O kadar derin o kadar unutulmaz ki kalbime dokundu resmen. Bazı yerlerde nefesimi tuttuğum yerler oldu. Gözyaşları içinde okudum. Karen, büyük bir aşk acısı yaşamış ve hâlâ bunun etkisini atlatamamıştır. Ailesini geride bırakıp Türkiye’ye döner. Bir gece katıldığı davette balkonda bir adam görür ve onu geçmişindeki kişiye benzetir. Ama kısa süre sonra o olmadığını anlar. İşte böylece iki yıl daha geçer… Karen’in çalıştığı ajansın sahibi, Şahika Giray adlı güçlü bir kadınla bir söyleşi yapacaktır. Ancak babasının ameliyatı nedeniyle gidemeyince görevi Karen’e devreder. Karen de bu işin çok uzamayacağını düşünerek kabul eder. Ve böylece habersizce Şahika Hanım’ın Isparta’daki evine doğru yola çıkar. Oraya vardığında, ister Şahika Hanım ister çalışanlar olsun, herkes tarafından öyle güzel karşılanır ki… Fakat akşam olduğunda hiç beklemediği biriyle karşılaşır. Kim mi? İki yıl önce o davette gördüğü adamdan başkası değildir. Adam onu hemen tanır ama Karen, onun o kişi olduğunu hemen fark etmez. Şahika Hanım herkes tarafından sevilen, sayılan, yardımsever… Adeta herkesin annesi olmuş bir kadın. Fakat artık sağlığı buna izin vermez; çağın hastalığına yakalanmıştır ve bazı şeyleri yavaş yavaş unutmaya başlamıştır. Karen’den, tavan arasında sakladığı acılarını, anılarını, mutlu günlerini yazdığı mektupları ve günlükleri bir araya getirmesini ister. İşte böylelikle biz de Karen’le birlikte Şahika’nın geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarız. Çocukluğundan itibaren yaşadıklarını okuruz. Zengin bir ailede büyümüştür ama gerçek ailesi olmadığını babası ona anlatmıştır. Yatılı okullarda okumuş, babasını kaybettikten sonra hayatı daha da zorlaşmıştır. Babası onu avukatı Ömer’e emanet eder. Ömer’le evlenir; ilk zamanlar her şey güzel gider. Ta ki babasının iş arkadaşı Sina Bey eve yemeğe gelene kadar… Aslında bu, onların ilk karşılaşması değildir. Ömer’in sevgisizliği, ilgisizliği ve aşağılamaları yavaş yavaş başlar. Sonra ise Ömer öyle şeyler yapar ki… “Allah seni bildiği gibi yapsın!” dedim resmen. Bir gün iş seyahatine gidiyorum diyerek evden çıkar ve bir daha Şahika ondan haber alamaz. Sina Bey ise onu hiç yalnız bırakmaz. Karakolda öyle gerçekler ortaya çıkar ki… Şahika hayatının en büyük şokunu yaşar. O kısımları okurken nefesim daraldı. “Hiç hak etmedi,” diye diye içimden feryat ettim. Derken Şahika hayatına Sina Bey ile devam eder. O satırları okurken içim içime sığmadı… İkisi de o kadar değerli, o kadar güzel insanlardı ki. Aşklarını okumak ayrı bir keyifti. Ama derler ya, her güzel şeyin bir sonu vardır… Kitabın sonuna geldiğimde o sayfaları hıçkırarak okudum. Gözyaşlarım resmen sayfalara aktı. Bu arada Aral ve Karen de birbirlerinin hayatlarına dokunmaya başlar. Aslında onları bir araya getiren de yine Şahika’dır. Ahh Aral… Ne güzel de “Şahikam” diyordun. Aral’ın kim olduğunu öğrendiğimde “Sen nasıl bir kalbe sahipsin Şahika Hanım…” demekten kendimi alamadım. Kesinlikle, şiddetle okuyun, okutun, aldırın diyorum. Kitaplığımın en baş köşesinde yeri hazır!
1000Kitap
ŞahikaFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 202585 okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.