Gönderi

9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 18:38
Hedonist bir dönemde çok da çabalamaya, sabretmeye ve beklemeye gerek duymadan dopamin kaynaklarına erişebiliyoruz (dizier, şekerli yiyecekler ve abur cuburlar, sosyal medya, mobil oyunlar vb). Peki bu kadar fazla dopamin kaynağına, böylesine kolay ulaşabilmek dopamin seviyemizi gerçekten yükseltir mi? Hayır! Yazar bunu şu şekilde açıklıyor: "Bazı şeylerin güzelliğini anlamak için beklemek şart. Biz buna özlemek diyoruz. Eğer özlem oluşması için fırsatlar yaratmazsak sürekli tüketen ama asla doymayan garip bir paradoks içine düşmemiz kaçınılmaz." Yazar, dopamin kaynaklarını kontrollü ve idareli kullanarak, dopamin israfı yapmayarak dopamini dalından yemeyi tarif ediyor. Yazar kitabı bitirirken kurduğu bu cümle ile bir nevi tüm kitabı da özetlemiş aslında. "Haz bağımlılığından, kronik tatminsizlikten, uydurma ihtiyaçların peşinde sürekli koşup tükenmekten ve bir şeyleri eksik ya da yanlış yapıyormuş hissinden kurtulmak için "şimdi" tam vakti. Hadi kalk bi dopamin demle ve organik mutluluğun tadını çıkar." Kesinlikle tavsiye ederim.
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,5bin okunma
·
315 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.