“İlişkiler bazen bitti sandığımız yerden yeniden filizlenir mi?”
Bu romanı okurken aklımın bir köşesinde hep bu soru vardı…
Rıdvan Aklan’ın Yaka Paça Aşk’ı; aşkı, vefayı, dostluğu ve hayatın içindeki o küçücük iyiliklerin bile insanı nasıl değiştirdiğini çok içten bir dille anlatıyor. 200 sayfalık kısa ama yoğun bir roman; günlük hayattan kesitler gibi, samimi ve duygusu gerçek.
En sevdiğim noktalardan biri, yazarın para meselesine bakışı oldu. Genelde romanlarda “para = kötülük” şeklinde klişeleşmiş bir yaklaşım vardır ama burada öyle değil. Aklan, paranın insanın karakterini belirleyen tek şey olmadığını; asıl farkı yaratanın niyet, iyilik, dayanışma ve insanlık olduğunu göstermek için daha dengeli bir anlatım kurmuş. Bu da hikâyeyi hem daha gerçek hem daha düşündürücü yapıyor.
Aşk romanda yalnızca romantik bir cazibe değil; kırgınlıkların, geçmişin ve yeniden güvenmeyi öğrenmenin bir yolculuğu gibi işlenmiş.
Dostluk ve vefa ise romanın görünmez omurgası. Karakterlerin birbirine dokunduğu küçük anlar, bazen bir ömrü değiştiriyor.
Elbette bazı yan karakterlerde geçmiş biraz daha açılabilirmiş ama bu eksik sayılacak bir şey değil; aksine kitabın sıcaklığını ve akıcılığını bozmayacak kadar hafif bir detay.
Sonuç olarak, insan ilişkileri, ikinci şanslar ve samimi bir hikâye arayanlara gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir roman.
Peki sizce… Bitmiş bir ilişki gerçekten yeniden başlayabilir mi?
Yorumlara yazın, konuşalım.
Tütsü Kokulu Okur