Bazı kitaplar vardır, okurken burnunuza bir koku gelir. Çiler Nazife Koşar’ın kaleminden dökülen Nergis Mevsimi, daha ilk sayfasından itibaren nergislerin o büyüleyici, hüzünlü ama bir o kadar da umut dolu kokusunu ruhunuza işliyor.
Deniz ve Nergis... Ya da ruhlarındaki yansımalarıyla Fikret ve Nur. Onların hikâyesi, günümüzün "tüket ve at" ilişkilerine inat; sabırla, incelikle ve "maddeden manaya" evrilen bir yolculukla örülmüş. Yazar, aşkı sadece kavuşmak olarak değil; beklemek, emek vermek ve sevdiğini ruhunun en korunaklı yerinde saklamak olarak tanımlıyor.
Kitapta beni en çok etkileyen, karakterlerin birbirlerine yazdığı (ya da yazamadığı) mektuplar oldu. "Adın vuslat senin," diyen bir adamın, sevdiği kadını bir "Dişi Kartal" gibi görmesi, onun güçlü duruşuna duyduğu saygı ve araya giren yıllara, yollara rağmen bitmeyen sadakati... Hepsi o kadar gerçek ve o kadar bizden ki.
Yazarımız Çiler Nazife Koşar, hukukçu kimliğinin getirdiği insan sarrafı yönü ile edebiyatçı ruhunu bu eserinde ustalıkla harmanlamış. Bize aşkı sadece kavuşmak olarak değil; beklemek, emek vermek ve sevdiğini ruhunun en korunaklı yerinde saklamak olarak tanımlamış. Aynı zamanda bir kadının hayata karşı tek başına, onurlu ve dimdik duruşunu, bir erkeğin ise bu güce duyduğu hayranlıkla harmanlanmış sevdasını nakşetmiş satırlara.
"Hayat bazen sadece özlemekten ibarettir," diyor kitapta. Eğer siz de aşkın eski zamanlardaki o naif, sabırlı ve derin halini özlediyseniz, bu kitap tam size göre. Yüreğinize nergis kokulu bir dokunuş bırakacak.
Mutlaka okunmalı.
Nergis MevsimiÇiler Nazife Koşar