Puan vermedi·296 syf.····Okunma: 28 Kasım 2025 19:27 Savaşın ardında olan bitenler… Cephede olanların değil kalanların savaşı. Toprağını, evini yitirme tehlikesi. Yalnızlık ve çaresizlik , belki de uzun bir kaçış… Kaçış ki bazen kendinden bile.
Olmayan güveni, yaşanamayan hallerin körüklemesi, yokluk, iyi ile kötü arasında ne kadar ince bir sınır var, dün dost dediğinin acımasız bir sözü ile ufalanıp gitme …
Yalnızlığa bile bu kadar esir olur mu insan. Bir pansiyon , bir sürü insan , huzursuzluğun değişik halleri.
Savaş sürerken kaybettikleri ya da elde edemedikleri değil yaşadıkları küçük kötülükler yıkar insanı. Bazen zorbalık fiziksel değil duygusal yaşanır ve orada daha fazla yıpranır insan. Ve terk etme güdüsü hemen oradan ayrılmanın ilk çare olduğunu ortaya koyar . Ama! Ne kadar çare olur ?
Bazen dost görünen en yakınındaki kötülük, bazen en yakınında sana yalanlar türeten tehlikenin katmerlisi ( tek taraflı çıkar ) .
Asıl savaş hangisinin savaşı! Asıl esir düşen cephede savaşan mı yoksa ardında kalıp; kaybolmamaya çalışan mı?
Öyle zor akan ve yoğun bir eser ki; değişik duyguları blr arada yaşayarak okudum .
İkinci Dünya Savaşı İngiltere’si bir pansiyon, bir kadın… Bir fincan çay…