kral çıplak
Kral çıplağın hikayesi nedir? İşte kral çıplak masalı: Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, bir ülkenin bir kralı varmış. Bu kral kötü bir insan değilmiş ama ülkenin sorunlarıyla hiç ilgilenmez, devamlı süslenip püslenmekle ve kendine yeni kıyafetler yaptırmakla meşgul olurmuş. Halk elbette bu durumdan hiç memnun değilmiş. Günlerden bir gün kral, ülkenin en iyi terzilerini saraya çağıran bir ferman yayınlamış. Gelen terzilerden bir tanesi, krala dünyada eşi benzeri görülmemiş bir kumaştan özel bir kıyafet dikeceğini söylemiş. Günler geçmiş ve terzi yeni diktiği kıyafetle gelmiş. Terzi kralı güzelce giydirmiş ve aynanın karşısına geçirmiş. Kral, üzerinde tek bir kumaş bile olmadığını görünce terzinin kendisiyle dalga geçtiğini düşünüp hiddetle bağırmış. Terzi ise kibar bir şekilde bu kumaşı yalnızca akıllı kişilerin göreceğini söylemiş. Kral kendisinin akılsız olduğunun düşünülmesini istemediği için terziye bol bol altın verip göndermiş. Etrafındaki herkes, görmedikleri kıyafetin ne kadar harika olduğunu söylüyormuş. Kral, yalnızca akıllıların gördüğü kıyafetini giyerek halkın arasına karışmış.Herkes kralın halini görüyormuş ama korkudan sesini çıkaramıyormuş. Derken bir çocuk çıkmış ve kralı gösterek ‘Aa, kral çıplak, çıplak!’ diye bağırmış. Herkes kahkahalar atmaya başlayınca kral utana sıkıla koşa koşa sarayına dönmüş. Kral çıplağın hikayesi ne demek? Basit Bir Çocuk Masalı Gibi Görünse Bile Bazı Dersleri Yüzümüze Tokat Gibi Çarpan Hikaye: Kral Çıplak Kral çıplağın hikayesi, İmparatorun Yeni Giysileri başlığıyla Danimarkalı yazar Hans Christian Andersen tarafından kaleme alınmıştır yani Andersen Masalları’ndan bir tanesidir. Yüzden fazla dile çevrilen masal ilk kez 1837 yılında yayımlanmıştır. Masalın 1335 ve 1238 yıllarına tarihlenen İspanyol ve Hint versiyonları da vardır. Yani kral çıplağın hikayesi aslında bir halk öyküsüdür. Kral çıplağın hikayesi hem ülkemizde hem de dünyada özellikle siyasetçileri hedef göstererek sıkça bahsedilen bir hikayedir. Kralın kibre kapılması, bir dolandırıcının bu kibirden faydalanması, yanındakilerin görevi olmasına rağmen onu uyarmamaları, halkın tüm gerçeği görmesine rağmen susması ve dünyadaki en saf canlılar olan çocukların her şeyi açık bir şekilde söylemesi. Anlamından birazdan bahsedeceğiz ama kral çıplağın hikayesinden çıkarmamız gereken belki de ilk ders, edebiyatın gücü olmalıdır. Meydanlarda bağırılsa, kavgalar çıksa ya da saatlerce konuşulsa bile böyle kısa bir masalın aktardığı kadar güçlü bir mesaj verilemezdi. Belki de o yüzden Mustafa Kemal Atatürk’e bu ülkeyi nasıl kurduğu sorulduğunda, cebindeki her iki kuruşun bir kuruşunu kitaplar için harcadığını söylemiştir. Kral çıplağın anlamı nedir? Aslında Osmanlı'da görüyoruz: Yüzlerce yıllık halk öykülerinin derlenmesi ile oluşturulmuş olan kral çıplak masalı, bir noktadan sonra deyim halini almıştır. Çünkü masalı neredeyse hepimiz biliyoruz ve kral çıplak denildiği zaman neyin anlatılmak istendiğini anlıyoruz. Maalesef tarihin hangi döneminde olursak olalım ya da onu nasıl seçersek seçelim mutlak çıplak bir kral oluyor. Hikayedeki kral karakteri görevlerini yerine getirmediği halde gereksiz kibre boğulan yönetici sınıfını, hikayenin en akıllısı olan dolandırıcı karakteri yönetici sınıfı kandırarak kendine pay çıkaranları, krala yalancı övgüler düzen yancılar çıkarları için akıllı yöneticiler istemeyen bürokratları, sessiz kalan halk toplu cehaleti ve toplumsal korkuyu, en sonunda tüm gerçekleri söyleyen çocuk ise ne olursa olsun gerçeklerin elbet bir gün ortaya çıkacağını anlatır. Aslında bu kısa masaldan çok daha kısa bir şekilde bu mesajı veren bir söz bizim kültürümüzde de var. Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişahlar cuma namazına giderken halkın arasından geçerek Cuma Selamlığı yaparlardı. Orada halk padişahı pohpohlamazdı. Onun yalnızca bu ülkenin yöneticisi olduğunu, kibirlenmemesini hatırlatmak için ‘Mağrur olma padişahım senden büyük Allah var!’ diye bağırırlardı. Peki gerçekten kral çıplak mı? Gelin bu masala bir de diğer açıdan bakalım. Belki de terzi gerçekten haklı ve öyle bir kumaş buldu ki gerçekten onu sadece en akıllı insanlar görebiliyor. Kral, kralın yardımcıları, halk ve hatta çocuk bile bu konuda yanılıyor olamaz mı? Öyle ya koca kral da bu kadar kolay kandırılacak değildir. Eğer kral çıplağın hikayesini okurken bir saniye olsun bu şekilde düşündüyseniz maalesef ortada büyük bir sorun var demektir. Çünkü tarih boyunca hangi medeniyetin hangi hükümdarına bakarsak bakalım tam da böyle düşünen halklar yüzünden ülkelerinin sonunu getirdiklerini görürüz. Halk kandırılabilir, yardımcılar kandırılabilir, kral bile kandırılabilir ama bir çocuk kolay kolay kandırılamaz. Konu her ne olursa olsun bir yerlerde kandırılmamış ve kralın çıplak olduğunu söyleyen bir çocuk vardır. Cılız bir sesle de olsa kral çıplak diye bir ses duyuyorsanız durup bir düşünün.
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.