Puan vermedi·174 syf.····Okunma: 28 Kasım 2025 23:49 Osmanlı dönemlerinde kuyruklu yıldızın kıyamete sebebiyet vereceğini düşünen bir mahalleli... Ve bu mahalleli hanımlarımız ise dedikoduyu pek bi severken bu yıldızın dünyaya çarpacağını ve kıyametin kopacağı dedikodusunu yayıyorlar..
Kıyamet kopuyor ahaliii??
Hani benim bir fincan kahvemm ¿
....
Kitabımızın ana karakteri İrfan beyimiz donanımlı biri olan ve kadınlara karşı düşmanlık besleyen biri.. Gazetelerde kadınlar hakkında pek bi haberler yapar durur düşman ya hani (Ah sinir bozucu şeyy). Hatta kadınların bu cehaletlikleriyle dalga geçebilmek için bir konferans düzenler paşamız, göktaşının dünyaya çarpacağını düşüncesini aşılayarak korkutuverir hanımlarımızı...
Lakin devran dönecek ya işte isimsiz bir mektubun gelmesiyle bu düşmanlık son verilir. Kim olduğunu bilmediğimiz asılsız bir kişiden bir mektup.. Acaba kimm, neden niçin yazmış olabilir ki?
Paşamız bu isimsiz hanımefendiye karşı derin duygular yaşayıp mektuplarda ise bu ısrarını dile getirsede, kızımız bu mektuplarda karşı nasıl tepkiler verir dersiniz ?..
Orasını da sizin okuyup şahit olmanız gereken bir kısımm daha fazla spoilere girmeyeyim değil mii?
...
Bu roman Reşat Nuri Gürpınarın okuduğum ilk eseriydi. Fazlasıyla hoşuma gitti desem yeridir çabuk bitmesin diye biraz uzattım hatta. Kitabımızın geçtiği dönemde bir takım cahiliyetliklerle ortaya atılan dedikoduların ne gibi olaylar yaşatabileceğine değinmiş gibi. Bunu ise arada mizahilik katarak okuyculara asılsız haberlerin ne gibi sonuçlar doğurabileceğini anlatmış hatta. Tabi büyük atılıp tutulmaması gerektiği gibi. İrfan beyimiz kadın düşmanı olurken nasılda tersine dönüyor dünyası en zevk aldığım kısımda burasıydı. Kitabın içerisinde o döneme ait adetler yaşam biçimi ve o döneme ait kelimelerin oluşu, tabi bazı kelimelerin anlamını bilmesemde dönem kitaplarına olan sevgimi daha da fazla derinleştirdi, aahh mektuplaşmalarıda unutmamak lazım...
Şunu da unutmamak lazım kii neler yaşanacaksa yaşansın kahve ve çay sevgimizi sorgulamasın kimse...
Şimdi size sorarım ahali bu kitabı okuyup ili lâkırdı etmeye ne dersiniz?