#kitapincelemesi
Matt Haig’den daha önce Gece Yarısı Kütüphanesi’ni okumuş ve çok sevmiştim. İkinci olarak Zamanı Durdurmanın Yolları’nı seçtim ve Gece Yarısı Kütüphanesi kadar olmasa da yine severek okudum. Ben yazarın üslubunu, vermek istediği mesajları, yaratıcılığını çok sevdim ve diğer kitaplarını da okuyacağım mutlaka. Ayrıca yazarın hayat hikâyesi oldukça ilgimi çekti, bu da kitapları yoluyla anlattığı tüm duygularına karşı heyecanımı arttırdı.
Kısaca kitabın konusundan bahsedeceğim. Ana karakter Tom Hazard’ın bir hastalığı var: Yaşlanmamak. Yaklaşık 500 yıldır dünyada olan Tom her yüzyılda farklı bir kimlikle yaşamını sürdürürken aslında ruhu&duyguları hep sabit kalıyor. Ve her geçen zaman daha da yalnızlaşıyor, hayattan tat alamıyor, yoruluyor, sevdiklerini kaybetmenin acısıyla yaşamına devam etmek zorunda kalıyor… Hiçbir kimlik onu tam anlamıyla mutlu etmeye yetmiyor. Çünkü mutluluk bir macerayı ne kadar uzun süre yaşadığınla ilgili değil, elinde az da olsa bulunan zamanı iyi değerlendirebilmenle ilgili yani an*da kalabilmekle ilgili…
Ana fikir, aslında zamanın akışının ne yapılırsa yapılsın durdurulamayağı ancak yaşadığımız küçük an*larda bulduğumuz anlamların büyüklüğüyle kendi iç dünyamızda bu akışı yavaşlatmanın mümkün olduğu. Bazen bir an* yıllara bedel olabilir bazen de boş geçirilmiş onca zamanın anlamsızlığını sorgularken buluruz kendimizi…
Bence derin mesajları güzel bir kurguya yedirerek vermiş yazar. Okumanızı tavsiye ederim.