·208 syf.····Okunma: 29 Kasım 2025 23:40 Yine son günlerin çokça bahsedilen kitaplarından biri Bahçıvan ve Ölüm.
Baba kaybı ve babanın hayatımızdaki rolü, ölüm ve yas süreci gibi konuları işleyen bir anı roman- bence anı tarzına daha yakın. Kitabın ilk 60 sayfası daha çok babanın hastalık sürecini ele alıyor ve tabi bunu çocuğun gözünden(yani yazarın)anlatıyor. Her çocuğun gözünde ilk kahramanı olan babasının artık altında bez olması, yemek bile yiyememesi… Bir yandan çocuk için-yaşı kaç olursa olsun çocuk o-bunları görmenin acısını diğer yandan babanın mahcubiyetini iliklerinize kadar hissediyorsunuz ve bu bölümler benim için çok etkileyiciydi. Gözyaşlarıma hakim olamadım okurken. Bazı yerlerde devam edemeyip ara verdim kitaba. (Bu noktada babasını kaybeden bir kişinin bu kitabı okumasının ne kadar zor olabileceğini de düşündüm.) 60. sayfadan sonrası ise babanın vefatı ardından yas süreci ve anılar üzerinden ilerliyor. Hatta yazar çok üzücü olmasın diye araya komik anılar serpiştirmiş.
Kitapta çok edebi, süslü cümleler yok. Büyük kurgular da yok. Çok sade, çok akıcı ve çok bizden biri anlatıyor gibi. Kitabı etkileyici yapan da bu bence. Böyle bir kayıp yaşayan herhangi biri bunları düşünüyordur mutlaka diyorsun, bunu hissediyorsun. Yapay hiçbir şey yok kitapta. Benim çok beğendiğim bir kitap oldu. Beğenmeyenler de var ancak beğenmeyenlerin beklentisini yüksek tuttuğunu düşünüyorum. Bir kitabın bu kadar popüler olması beklentiyi yükseltiyor. Beklentileri ve önyargıları bir kenara bırakıp okuyanların kitabı beğeneceğini düşünüyorum.
Herkese iyi okumalar, kitapla kalın.