Gönderi

İşte yaşamın tüm çılgınlığı burada, bunca zahmet ve sonra hiçbir șey. Zaten çocuklar öldürmeye bayılırlar, karıncaları öldürürler, yuvalardaki kuşları. Hatta becerebilirlerse kedileri bile öldürürler. Büyüyünce bunu neden engellemek gerekir ki? Bize neden yaşam verme olanağı değil de, yaşamı yok etme olanağı verilmiș? Biz hiçbir şey yaratamayız. Belki de yok etmek bu gücsüzlüğümüzün bir boşalımıdır. Kabil, hemen pişman olmuştur. "Ne yaptın?" demiştir bir ses, o çevresine bakınmış ve yaptığından dehşete kapılmıştır. Bilmem bu bir şans mı sayılmalı, şanssızlık mı? Her neyse onun üzerinde o ses vardı, ses konuştu, konuştukça da pişmanlığı verdi. Ondan sonra neden sessiz kaldl? Demek ki tek bir eylemdi bu. Oysa, bunu izleyen milyonlarca yıl boyunca en yaygın eylem öldürmek oldu. Ne uygarlık, ne de farklı inançlar bu eylemi durdurmayı başrabildiler. *Hatta inanç, uygarlık bu eylemlerin daha bizla yayılmasına yol açan araçlar oldular.* Sana ayrıldığımız gün ne dediğimi anımsıyor musun? Senin yaşamın sanata adanmıştı, benimki eyleme. Kitaplardan bıkmıştım, her șeye kafa yormaktan usanmıştım. Yaşamı yöneten en güçlü yasanın ne olduğunu çoktan anlamıştım, karşı koymanın ya da kaçmamın yalnızca gülünç bir zaman yitimi olduğunu öğrenmiştim.
Sayfa 232
1000Kitap
·
125 Gösterim
1 Yorum
Eyleme adadıysa hayatını bu abi seri katil oldu o zaman.
Kitabın sonuna gelmedim henüz. Ancak benim görüşüm farklı. İçimizde kötülük olabilir ama onu fark etmek, yönlendirmek ve iyiliğe dönüştürmek insan olmanın gerçek gücü. Çocuklara, insanlara rehberlik eden bir akıl veya sevgi dolu bakış, yıkıcı eğilimleri iyiliğe çevirebilir yani. Doğru rehberlik ve bilinçle ilerlemek lazım. Paylaşma nedenim farklı bir bakış açısı olması. Ben de çürütmeye geldim. 😄
3 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.