·296 syf.····Okunma: 09 Ocak 2024 00:00 Ben 2023 yılını oldukça depresif geçirdim ve bambaşka bir hayatım olur muydu, nasıl olurdu soruları içinde debelendim. Günlerce bu konu üzerine mesai harcadım hatta o kadar mesai harcadım ki, belki de bambaşka bir hayatım olmasını engelledim bu yüzden. Bu sırada 2024 yılının başında bu kitabı okudum ve bana iyi geldi.
Kitaptaki ana karakterimiz Nora da, hepimiz gibi bu sorular içinde debeleniyor ve kitap boyunca da bu girdaptan çıkamıyor. Bu yüzden de biraz empati kurması kolay bir karakter. Kurgusal bir karakterle empati kurmak zorunda değiliz elbette ama bunu yapmak kitabın içinde kalmayı bence kolaylaştırıyor. Eğer çok mutluysanız, alternatif tüm hayatlar içinde en mükemmelini yaşıyorsanız bu kitabı sakın okumayın. Gerek yok yani.
Bu kitapta bol bol filozof ismi geçiyor, çoğunlukla varoluşsal sancılar çekiliyor, fazlaca metafor kullanılıyor. Ama tüm bunlara rağmen o kadar yalın bir anlatımı var ki bazen çocuk kitabı okuduğum izlenimine kapılmadan edemedim açıkçası. Sonra öğrendim ki, yazar Matt Haig çocuk kitapları da yazmış. Mesleki deformasyon mu diyelim, dil seçimi mi, mizaç mı ben bilemem; yazar değilim.
Kitap öyle bir başlıyor ki, ya bu kadar şey de üst üste gelmez artık of allahım of diyorsunuz. Bu sebeple de buhran geçiren Nora’ya drama queen demek zorlaşıyor. Halbuki karakterlere drama queen yaftasını yapıştırmaya bayılırım. Nora acayip depresif bir karakter, otuz küsur yaşında olması lazım, bu zamana kadar tüm isteklerini başkaları üzerinden şekillendirmiş. Başka bir yol olduğunu düşünmemiş, herkesi memnun etmek istediği için de hiç kimseyi memnun edememiş. En başta da kendisini. Hal böyle olunca depresif olması da kaçınılmaz oluyor zaten. Bir de hayatındaki herkesin müthiş iyi, tek sorunun kendisi olduğu inancı yüzünden berbat insanlara çok fazla tahammül göstermiş. Vasattan nasihat dinlemeye mahkum bir hayat.
Özetlemek gerekirse oldukça kolay okunan, insanı seçimleri, hayatı, mutluluğu, mutsuzluğu gibi birbirine tezat birçok alanda düşündüren, yer yer heyecanlandıran bir kitaptı Gece Yarısı Kütüphanesi.
Artık hayattan hiçbir beklentinizin olmadığı, hayatınızdaki herkese ve her şeye hatta hayatın kendisine yük olduğunuzu hissettiğiniz bir dönemde açıp okumak gerçekten ne kadar salakça düşündüğünüzü gösterebilir size. Bu kadar da abartmayın çünkü. (Burada kendime nasihat ediyorum) Bir de Bayan Elm’in de dediği gibi “öğrenmenin tek yolu yaşamaktır”. Yaşayın ki, bazı fikirlerinizin ne kadar aptalca olduğunu öğrenin. Ve bu kitabı okuyun. Lütfen.
Gece Yarısı Kütüphanesi