Eski Dan Brown'ımızı istiyoruz, geri verin!
7/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
Dan Brown bizi yıllarca harika maceralara sürüklerdi. Merak ettik, heyecanlandık, zaman zaman gerildik, sayesinde bir dünya şey öğrendik ve beraberinde bir sürü ülkeyi ve şehri onunla beraber dolaştık. Onu okumak hep keyifliydi. Lakin son romanı, son yıllarda bir çok yazarda görülen bir salgından nasibini almış gibi durmakta. Tüm kitaplarına inat, bu kez konu daha sığ olmuş. Altı yeterince doldurulamamış bir kurgu gibi duruyor. Nadiren bir Amerika'ya uğranıp onun dışında tamamen Prag şehrinde geçen, dar alana sıkıştırılmış bir roman görünümünde. Elbette genel çerçeveden az biraz uzaklaşsa da sonuçta yazarın okuyucudaki kredisi ve o her zamanki muazzam anlatım dili kitabı okunası kılmayı başarmış durumda.
Duygu ve Düşünce
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20254,018 okunma
·
107 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben kendim de yazmaya başladığımdan bu yana (asla ego gibi algılanmasın) sevdiğim yazarların son kitaplarını daha az beğenir oldum. Sizin de bahsettiğiniz “sığlık duygusu”.., Ya onlar artık eskisi gibi yazmıyorlar, ya da biz daha zor beğenir olduk.
Uğur KIYMAZ
Gönderi Sahibi
Bence "e" şıkkı, hepsi :) Evet, bizler yazmaya başladıktan sonra "algıda seçicilik" çalışmaya başlıyor ve hem kendi yazdıklarımıza hem de diğer yazarlara daha eleştirel bakmaya başlıyoruz. Buna bir de "insan yaş aldıkça değişir" kavramı eklenince, insanoğlu olağan değişimle (zevk-beklenti-tamah-vs.) beraber ister istemez zaman içerisinde beğenilerde de farklılıklar baş gösteriyor. Çok sevdiğimiz bir şeyi artık o kadar sevmediğimiz veya önceleri çok da hoşlanmadığımız bir şeye artık bayılıyor hale gelmek gibi. Artık daha az beğendiğimiz yazarlara gelince; orada da bence iki durum hasıl oluyor. Birincisi; yazarlar özellikle de belli bir tanınırlık, bilinirlik seviyesinden sonra yeni arayışlar içerisine giriyorlar. Belki de tekrara düşmemek için bunu yapıyorlar. Veya başka şeyler yapabileceklerini de gösterme çabasıdır bu kim bilir? Lakin bu okurun umurunda değil. O, yazarda öncesinde bulduğu tadı arıyor. Tıpkı sık sık falanca lokantaya filanca yemeğe gittiğinizde artık filancayı yapmayı bıraktıklarını ve size yeni başladıkları yemeği tavsiye ettiklerindeki gibi; reddetmezsiniz belki, oraya kadar gelmişsinizdir sonuçta, üstelik "filancayı da güzel yapıyorlardı, bu da güzeldir" der bir şans verirsiniz yeni yemeğe. Ancak bir gerçek var ki yediğiniz şey lezzetli dahi olsa, oraya gelme amacınız bu olmadığından asla tatmin olmazsınız. Bir diğer konu da yazarların bizde bıraktığı ÇITA. Her seferinde öyle bir yerde bırakıyor ya da öyle bir yere çıkarıyorlar ki aşağıya düştüğünde okuru mutlu etmeleri zorlaşıyor. Velhasıl kelam; sanırım hepsinden azıcık... :)