Gönderi

Puan vermedi·1724 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
Kime sefil deriz ; yoksul olup çocukların karnını doyurmak için ekmek çalana mı yoksa çıkar uğruna mazluma işkence edip kötülük edene mi? Para için bedenini satan ne kadar sefildir ya da inançları uğruna aç yatan birine sefil denebilir mi? Peki tüm bunlara göz yumup oturana ne deriz? İşte bu ayrımı kurguladığı hikayesi ile çok güzel anlatmış sevgili Victor Hugo. Kitap; harika bir kurguyla polisiye romanı aynı zamanda savaşı anlatan tarihi bir roman,devrimi anlatıp politik olan aşkı,korkuyu,iyiliği,kötülüğü,inancı,felsefeyi, SEFALETİ yoğun bir şekilde betimlemelerle ve en önemlisi gerçekliğiyle insanlığı anlatan bir baş yapıt. Kitabın roman kısmında bir kürek mahkumunun hayat mücadelesini ve yolunun kesiştiği insanların hayatına dokunuşunu anlatıyor. Ama bu kitap yalnızca bir roman değil ayrıca devrimi,savaşı,manastırı detaylıca ele alan bir kitap içerisinde belki satırlarca fransanın lağım kanalını eliyle çizmiş gibi anlatır. Yoğun ve detaylı anlatımıyla okumayı biraz yorucu hale getirmiş olsa da ( 17 yılda yazdığı, politik duruşu nedeniyle ülkesini terketmesi ve kızının vefatı düşünülünce normal) sadece Fransa’nın değil bütün insanlığın sefilliğini açığa vurmuş. Ben buraya kitabın başında olan İtalyan yayıncının mektubunda geçen “Bir çok İtalyan Sefiller’in bir Fransız kitabı olduğunu söylüyor. Bu bizi ilgilendirmez. Fransızlar bunu bir tarih kitabı olarak okusunlar, biz ise bir roman olarak okuyalım”sözü üzerine yazdığı mektuptan direkt alantıları yazarak bitireceğim; “ sizin de bizim gibi önyargılarınız, batıl inançlarınız, zorbalıklarınız, bağnazlıklarınız, cahil gelenekleri destekleyen izansız yasalarınız var. Ağzınızda geçmişin acı tadını hissetmeden ne bugünün, ne geleceğin hayalini kurabiliyorsunuz. Sizin de bizim gibi güçlü bir savaş bütçeniz ve komik bir eğitim bütçeniz yok mu? Sizde de bizdeki gibi kolayca militarizme dönüşen pasif itaatkarlık yok mu? Sizin toplumsal düzeninizi sınavdan geçirelim, nerede ve nasılsa onu öyle ele alalım, onu suçüstü yakalayalım, bana kadını ve çocuğu göstersenize. Uygarlığın düzeyi bu iki zayıf varlığın etrafındaki koruma halkası ile ölçülür. Fahişelik Napoli’de Paris’te olduğundan daha mı az yürek parçalayıcı? Yasalarınız gerçeği ne kadar yansıtıyor, mahkemelerinizden çıkan adaletin niceliği nedir? Şu iç karartıcı sözcüklerin anlamını bilmeme mutluluğuna erişebilirdiniz mi? Sözümü bitiriyorum. Sefiller kitabı bir ayna, sizi yansıttığı gibi bizi de yansıtıyor. Bazıları bazı kastlar bu kitaba isyan ediyor. Bunu anlıyorum. Gerçekleri söyleyen aynalardan nefret edilse de, bu onların bir işe yaramadıları anlamına gelmez. Sonuç olarak, elimden geleni yapıyorum, evrensel kederin acısını çekiyorum ve bu acimi dindirmeye çalışıyorum, bir insanın yetersiz gücünden başka bir şey yok elimde, bu yüzden herkese haykırıyorum: bana yardım edin! Tüm halklar tarafından okunur mu bilmiyorum ama ben hepsi için yazdım. Toplumsal sorunlar sınırları aşıyor. İnsan türünün tüm dünyayı kaplayan o geniş yaraları dünya haritasındaki mavi ya da kırmızı çizgilerle durmuyor. Erkeğin cahil ve umutsuz olduğu, kadının ekmek için bedenini sattığı, çocuğun kendini eğitecek bir kitabın, kendini ısıtacak bir ailenin yoklugunda acı çektiği her yerde Sefiller kitabı kapıyı çalıp şöyle diyor: Sizin için geldim, sayfalarımı çevirin.”
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,3bin okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.