·320 syf.····Okunma: 02 Aralık 2025 22:25 John Green adlı yazarın ismini aynı yıldızın altında kitabıyla ilk 13 yaşımda duymuştum o zaman aynı yıldızın altında kitabı benim küçük ergen dünyam için çöldeki su kadar ilgi çekiciydi. Fakat yazarın kitaplarını okuma fırsatını bir türlü kendime tanımamıştım sonra kardeşimin kitaplığında bu kitabı gördüğümde neden olmasın diye düşünerek okumaya karar verdim. Şuan 25 yaşındayım ve 25 yaşımda bu kitabı okumak harika bir karar oldu diyemeyeceğim. Kitabı okumaya başladım bir 50 sayfa kadar ilerledim, 50. sayfayı geçer geçmez ara verdim—öyle bir ara ki dört ay sürdü. Neyse ki kitap okuma alışkanlığıma kaldığım yerden devam etmek konusundaki ısrarım bu son iki günde galip geldiği için 4 ayın sonunda kitabı bitirdim. Kitap okuruna derinlik vadetmiyor ergenlik döneminin inişli çıkışlı ruh hâlini andıran bir anlatı tarzında. Kurgu ve karakterlere de bayıldığımı söyleyemeyeceğim, kitapta güçlü karakterler yerine sürekli aynı dramatik döngüde debelenen tek boyutlu figürler var. Kendini bir romanın içinde değil, ergen birinin dağınık günlüğünü karıştırıyormuş gibi hissettim. “Ha bir şey oldu olacak” diye beklerken sürekli boşa düşmek, zaten sığ olan anlatıyı iyice yorucu bir hâle getirdi. Bunun yanı sıra her sahnede sigara, her duyguda duman… Bu kadar gereksiz tekrar artık bunalttı; okurken sanki birinin yanında pasif içici olmuşum gibi hissettim. Yemin ederim is kokusu sanki kitabın sayfalarından çıkıp ellerime sinmiş gibi bir tiksinti yarattı. Dr. Hyde kısımları nispeten daha ilgi çekiciydi; fakat geri kalan sayfalar, düşünce çabası gerektirmeyen, fazlasıyla tahmin edilebilir bir düz çizgide ilerledi. Son sayfalara geldiğimde ise okuma isteğim tamamen tükenmişti; sadece kitabı yarım bırakmamak adına kendime eziyet ederek ilerledim ve sonunda bitirdim.