Şimdi uzlette gördüğüm bir şeyi anlatacağım size. Bir akşam bana manen “kalk” dediler. Kalktım. Dört saat uyku hakkımız var uzlette. Daha iki saat uyumuşum. Uykum tamam değil diye tekrar yattım. Yarım saat sonra yine kaldırdılar beni. Kalktım gittim abdest aldım. İki rekat sünnet kıldım. Otururken yüksekten, bir genç delikanlı sesi gibi bir ses geldi bana: -Allah, dünya semasına nazil olmuş, nida ediyor: “Tevbe eden yok mu?; tevbesini kabul edeyim. İstiğfar eden yok mu?; onu mağfiret edeyim” diye Allah nida ederken, siz yatağınızda nasıl uyuyorsunuz? Şeyh Efendi’den de emir var: “Fevkalade bir şey gördüğünüzde bana gelin.” O sabah Şeyh Efendi’nin evine gittim, anlatmak için. Şeyh Efendi beni görür görmez dedi ki: -Ali Usta, uzlet tamam. -Şeyhim, “Uzlet tamam dedin” ama ben altı aydır o uzlette bir kere bile Allah’a layık ibadet edemedim, dedim. -İşte, dedi, uzletten maksat bu idi. Resulullah Efendimiz de her ibadetin sonunda “Yarabbi, sana hakkıyla ibadet edemedim, seni hakkıyla tanıyamadım.” derdi. Uzletten maksat insanın hiçliğini anlamasıdır, dedi ((Ali ustanın hatıraları---Şeyh şerafettin dağıstani))

Serkan KAYA

@Leibnizsirius
·
-Ali Usta tebrik ederim. Dünyada sıkıntı görmeyeceksin, ahirette de mesut olacaksın, dedi. (Hakikaten ondan sonra sıkıntı görmedim.) -Neden böyle söyledin. Şeyh Efendi? dedim. -Bir insana büyüklerin ruhları ziyarete başladı mı o bir daha asi olmaz. Sana da büyüklerin ruhu geliyor, dedi. ((Ali ustanın hatıraları---Şeyh şerafettin dağıstani))
·1 alıntı·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.