7/10
·296 syf.··
2025 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2025 21:13
İngiliz yazar Matt Haig'in yazdığı, goodreads'de 2020 yılın en beğenilen kitabı olan bu kitap 42 dile çevrilmiş ve uluslararası en çok satan listelerinde yer almış. Kitap hakkında baya olumlu yorum okumuştum ancak kitap okuma alışkanlığı olan birinin bu kitabı beğeneceğini sanmıyorum, fazla yüzeysel ve dili çok sade yani edebi eser niteliği, karakter derinliği gibi konular gözardı edilmiş. Altını çize çize okuyabileceğiniz bir kitap değil bence.Kısaca konu itibariyle güzel ancak işleniş olarak içi doldurulamamış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hayata pişmanlıklar olarak bakmaktansa hayatın getirdiklerini iyisiyle kötüsüyle kabul etmek üzerine yazılmış bir roman izlenimi bıraktı bende açıkçası. 2020 goodreads yılın en iyi romanı” olmasına bakılmaksızın, çok fazla beklentiye girmeden okunabilir. 35'li yaşlarını sürmekte olan Nora Seed adlı bir kadının, hayatını sona erdirme kararının arkasından adeta bir araf gibi takılıp kaldığı gece yarısı kütüphanesinde, neredeyse sonsuz olasılıklı başka hayatlar evrenine yaptığı yolculukları anlatıyor. Kitap hayattan tümüyle umudunu yitirmiş, işsiz kalmış, ailesiyle arası bozuk, doğru düzgün arkadaşı bile olmayan, kedisi ölmüş, aşkta yüzü gülmemis, 35 yaşında hayatı pismanlık ve keskelerle dolu Nora'nın kendini kütüphanede bulmasıyla başlıyor. Ve ilerleyen bölümlerde pişmanlık duyduğu, yaşamayı istediği hayatları tek tek deneyimlemeye başlıyor. Erkek arkadaşı Dan ile evlenip pub cafe açmak, olimpiyatlarda yüzme şampiyonu olmak, şarap üreticisi, rock star, buzul bilimci, Cambridge mezunu yazar ve anne olmak gibi birçok hayatı deneyimliyor Nora Seed. Kitabın yer yer beğendim yerleri oldu, ama sonuna doğru biraz heyecanımı kaybettim, tahmin ettiğim gibi bir son oldu diyebilirim. kitap aslında neyi seçersek seçelim, sonuçlarını asla seçemeyecegimizi anlatıyor, her bir seçenek başka bir hayatın kapısını açıyor ama sonuç gene de istediğimiz gibi olmayabilir.kitapta ciltler dolusu pişmanlığı olan, yaşamdan istediğini alamayan Nora'nın aslında istediği şeyleri kendisinin istemediğini, tamamen başkalarını mutlu etmek icin onların hayalini yaşamak istedigini de anlıyoruz. Kitapta yazılanların aksine bence hayatımızda dair aldığımız kararları ileride hata olarak görmemek lazım. ve buna pişman olmamak, geriye doğru o kişileri veya durumları idealize etmemek lazım. nitekim bugünkü aklım olsaydı, dün yaptıklarımı yapmazdım. ama dün yaptıklarımı yapmasaydım, bugünkü aklım olmazdı diye bir söz var. ihtimalleri düşünmek insanın enerjisini alır, hatta ileri seviyede çıldırtır. bugüne, yaşanılan an'a odaklanmak gerekli diye düşünüyprum. bunu başarabilmek özellikle hassas insanlar için zorlayıcı olsa da gerekli. Kitaptan alıntılar "Hayatımın bir anlamı olmasını istiyorum sanırım. iyi bir şey yapmak istiyorum.kötü deneyimlerin bile bir nedeni var, hala görmüyor musun?başından beri birilerini etkilemek için benden istenenleri yapmak zorunda hissettim kendimi.nora neredeyse bütün hayatı boyunca böyle hissetmişti.her şeyin ortasında hangi yöne gideceğini bilemeden çabalamış, yalnızca ayakta kalmaya çalışmıştı. pişmanlık duymadan hangi yolda devam edeceğini bilememişti." Bazı pişmanlıkların gerçekle alakası yoktur.bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır! Hayat çok garip," dedi nora. "her şeyi bir arada yaşamamız, dümdüz bir çizgide ama resmin tamamı bu değil. çünkü hayat yalnızca yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da oluşur. ve yaşadığımız her an bir çeşit dönemeçtir. "Hayatının anlamını arıyorsan hiç yaşamadın demektir." "Benim burada ne işim var?' diye düşündüğünüz oldu mu hiç? bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her bir dönemeci kendiniz yarattığınız için tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentten çıkmayı başarmış, dışarıda gülüşüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz. çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz onları. yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığınız için kendinize kızgınsınız. oldu mu hiç? yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?" "Benim en sevdiğim taş, kaledir dedi sonra, ona dikkat etmen gerektiğini düşünmezsin. dürüst bir taştır. gözünü vezirin, atın, filin üstünde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. ama çoğu zaman kaleye yenilirsin. dürüstlük her zaman bizim zannettiğimiz gibi bir şey değildir.” "Bir yerde uzun süre kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. o enlem ve boylamların uzunluğunu algılayamıyordunuz. kendi içimizdeki uçsuz bucaksızlığı da algılayamadığımız gibi, diye düşündü nora. ama o uçsuz bucaksızlığı hissettiğiniz, bir şey onu ortaya çıkardığı anda umut beliriyor ve isteseniz de istemeseniz de kayalara yapışan likenlerin inatçılığıyla size yapışıyordu.” "Nelerin ilgimi çektiğini tam olarak bilemeyebilirim ama nelerin çekmediğinden kesinlikle eminim.” “başıma bir şey gelecekse, orada olmak isterim.”albert camus" "Olmak istediğim her şeyi olmam, yaşamak istediğim bütün hayatları yaşamam mümkün değil. istediğim bütün yetenekleri geliştirmem mümkün değil. istememin nedeni ne peki? hayatımda olası bütün zihinsel ve fiziksel deneyimlerin her bir rengini, tonunu ve her çeşidini yaşamak istiyorum." Sonuç olarak, çok yoğun edebi haz beklentisi olmadan güzel vakit geçirmek ve benim gibi okuma hızını artırmak isteyenlere tavsiye edilebilir. Kitaba notum 10 üzerinden 7 Keyifli okumalar
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.