Puan vermedi·200 syf.··Beğendi
· Çocukların ilgiye ihtiyacı vardır;özellikle hak etmediklerini düşündüğünüz zamanlarda...
Çocuklar işlenmemiş çamur gibidir.İyi ustalar elinde harika sanat eserleri ortaya çıkarken acemi ellerde hayal kırıklığı olabilir.
Hayatımızda oluşan ufak bir değişikliği bile açıklamamak,neden niçin anlatmamak,çocukta bir travmaya sebep olabiliyor maalesef.
Benim büyük oğlum da çok hareketliydi.Şikayet edenlere,"Çocuk dediğin hareket eder,biblo mu o sabit duracak?"derdim.
Ben her seferinde"Allah sizi evladınıza hayırlı ana,baba etsin"derim.Bir gün bir arkadaşım,
-Allah biz ona hayırlı etsin de,onu bize etmesin mi? dedi.
-Sen o çocuğa hayırlı ana baba ol.Allah inşaAllah onu sana hayırlı kılacaktır zaten.
Çocuklarınızın aynı gelişim özelliklerine sahip olmasını beklemek onlara yapılacak en büyük haksızlıklardan biridir.Evrende hiçbir şey birbirine benzemezken bunu çocuklarımızdan beklemek haksızlık Değil mi?
Ya gülsem mi,kızsam mı bilemedim.Ne demek hak etmedikçe...Dayağı hak edince bütün sorun ortadan kalkmış mı oluyor? Çocuk da zaten "Evet,ben bu dayağı hak ettim,psikolojimi bozmaya gerek yok"diyor değil mi?
Çocuğumla beraber bakkaldan bir şey almaya gittiğimizde ben genelde dışarıda beklerim.Çünkü çocuğum,bu alışverişi tek başına yaparsa başarma duygusunu yaşar,özgüveni desteklenmiş olur.
Sen yüreği sevgi dolu,anlayışlı isen ben bir bulut olurum.
Yağarım toprağa,bereket,mahsul olurum.
Ama sen sabırsız ve şiddet eğilimli isen ben bir yıldırım olurum.
Ne zaman,nereye düşeceğim ve kime zarar vereceğim belli olmaz.
Ben sadece çocuk değilim,bunun çok ötesindeyim...
Bir yere misafirliğe gidersiniz.Çocuklar içeride oynamaya başlar.Kimsede odadan ses gelmediği için gidip yanlarına bakmaz.Ama içeride bir kavga çıkıp bağrışma başlayınca bütün anneler kalkar,hepsi çıkan kavgadan dolayı çocukları ile ilgilenir ve çocuklar anlarlar ki kavga eşittir ilgi,tüm gün kavga etmeye devam ederler.Çünkü dikkatinizi bu yolla çekmeyi başarmışlardır.Ama o çocuklar sakin sakin oynarken yanlarına gitseydiniz,"Aferin ne kadar güzel oynuyorsunuz,tebrik ediyorum her birinizi"deyip bir de alkışlasaydınız,çocuklar bu gazla akşama kadar sakin sakin oynarlardı.Siz de rahatça çayınızı yudumlar,dedikodunuzu yapabilirdiniz.
"Atlama,düşersin"demedim."Oradan düşersen canın acıyabilir"dedim. "YAPMA,DOKUNMA,ATLAMA,ZIPLAMA,VURMA,ELLEME,SIKMA,DÖKME,GİTME,GELME"demedim.Çünkü beyin,cümlelerin kökünü alır diğerini duymaz.Onları durdurmak için söylediğiniz sözleri çocuk "YAP,DOKUN,ATLA,ZIPLA,VUR,ELLE,SIK,DÖK,GİT,GEL"olarak anlıyor.O yüzden bütün ikazların tam tersini yapıyor.
İlgilenilmeyen davranış zamanla sönmeye mahkûmdur.Çocuk küfür ettiği zaman takdir ve ödül görmediği için zamanla küfür etmeyi bırakacaktır.Çocukluğunda sürekli babasından dayak yiyen bir arkadaşımla sohbet ederken bana"Babam bana sadece,beni döverken dokunurdu.Onu ne zaman özlesem,bana dokunmasını ve ilgilenmesini istesem yaramazlık yaparak beni dövmesini sağlardım"demişti.Hayatım boyunca unutamayacağım sözlerden biridir.
En ufak bir hatasından dolayı küçücük bir yüreğe kalkan o eli yerini buldurmadan önce bir düşün hangisi daha değerli: kırılan eşyan mı,kirlenen halın mı,yüreğindeki öfkeyi soğutma çaban mı yoksa gücü sadece kollarını havaya kaldırıp yüzünü korumaya çalışan senin canın kanın o yavru mu?
Allah sevgisi böyle kazandırılmaz ve çocuk da böyle terbiye edilemez.Allah yakmaz.Yaksaydı önce sizi yakardı,kendisini canavar ilan edip bizi böyle korkuttuğunuz için.Allah kadar yüce bir varlık sadece sevdirilmeli,korkutma aracı olarak kullanılmamalı diye düşünüyorum.Allah bizim sıkıştığımız anlarda elimizdeki kızgın maşa değil,çocuklarınızın yüreğine sevgi sözcükleri ile ektiğiniz bir tohum olmalı.
"Bu kardeşinin çantası ya da bu ağabeyin dolabı,ondan izinsiz bunları kullanma ya da açma"gibi hatırlatmalar yapıyorum.Kendi çantamı kurcalamalarına ya da yatak odama her istediklerinde girmelerine izin vermiyorum.Çocuklarda özel eşya ve alan algısı da mutlaka oluşmalıdır.
Kardeşlik tam bir kuma psikolojisi değilmi? Düşünsenize evde kendi imparatorluğunuzu kurmuşsunuz,hoooppp bu imparatorluğa bir veliaht gelmiş,üstelik sizin bütün forsunuzu söndürmüş.Ne yapmasını bekliyorsunuz,kardeşini pamuklara saracak değil ya.Hatta belki de eve gelen o bireyi içgüdüsel olarak yok etmek bile isteyecektir.Eve gelen bu varlığa bir türlü yer bulamıyordu yüreğinde.
Aldım Yiğit'i beşikten,Kerem'i de yanıma oturttum,kardeşini verdim kucağına.Önce elini çekti,kolunu çekti,sağına baktı,soluna baktı.Yavrum,küçüğünün de hiç sesi çıkmıyor.Tam o sırada burnunu sıkmazmı? Bizim ufaklık bir cıyakladı.Kerem,baktı çok matah bir şey değil,üstelik bir de ağlıyor,attı koltuğa gitti.Bir daha ne elledi ne de yanına geldi.Çünkü onu keşfetti.Korumadığımız,ondan sakınmadığımız ve saklamadığımız için kendinden daha değerli görmedi.Biri kardeş,biri abi olmayı seçmedi.Ama ben çocuk sahibi olmayı seçtim.İkisine de dengeli davranmak zorunda olan benim.
Kavga ettikleri oyuncağı ortadan kaldırın.Tutarlılık bu süreçte önemlidir.Kaldırdığınız bir oyuncağı 5 dakika sonra geri ellerine vermeyin.Sizin onlar üzerinizdeki otoritenizi ciddi anlamda sarsar.Ya da birinden alıp diğerine vermek kardeş kavgalarını besler.Adaletli ve tutarlı davranın sorunları şiddetle değil de konuşarak çözmeye çalışırsanız kardeşler arasındaki ilişkiyi sağlam temeller üzerine atmaya başlarsınız.
Çocuğa dünyaya gelirken kendi anne ve babasını seçme konusundaki kararı sorulmuyor ama siz karar vererek dünyaya bir çocuk getiriyorsunuz.Başkalarının ana babalarına imrenen bir evladınız mı olsun isterdiniz yoksa "İyi ki siz benim ailem olmuşsunuz,ben ne kadar şanslı bir çocuğum"diyen bir evladınız mı? Karar sizin...
Çocuklarım,her çocuk gibi mutlu bir anne ve babayı hak ediyor.Bu hayatta başıma gelen hiçbir zorluğun,kötülüğün,hayal kırıklığının,üzüntünün sebebi onlar değil.Onların tek ihtiyacı sevilmek ve saygı görmektir.Asla unutmazlar yaşadıkları tüm güzellikleri ve kötülükleri...Belki bir resim olarak hatırlamazlar ama ruhlarında,beyinlerinde,kalplerinde küçük bir zerre olarak mutlaka izini taşırlar. BU YÜZDEN ÇOCUK DEYİP GEÇMEYİN SAKIN!
Hoyratça kullanmaya başlıyoruz çocuklarımızı.Üzülür mü,kırılır mı hiç düşünmüyoruz.Peki, ne değişti? 3 aylık bebeğinizle 3 yaşındaki çocuğunuzun arasındaki fark ne acaba? İkisi de senin evladın değil mi? Üstelik 3 yaşındaki çocuğun senin ona karşı olan tutum ve davranışlarına göre gelecekte nasıl bir insan olacağının temellerini atıyor.