Gönderi

ey nefis! Sen, Muhabbetini kendi nefsine sarfediyorsun. Sen, kendi nefsini kendine mabud ve mahbub yapıyorsun. Herşeyi nefsine feda ediyorsun, âdeta bir nevi Rubûbiyet veriyorsun. Halbuki Muhabbetin sebebi, ya Kemaldir; zira Kemal Zâtında sevilir. Yahut menfaattır, yahut lezzettir veyahut hayriyettir, ya bunlar gibi bir sebeb tahtında Muhabbet edilir. Şimdi ey nefis! Birkaç Sözde kat'î isbat etmişiz ki; asıl mahiyetin kusur, naks, fakr, acizden yoğrulmuştur ki; zulmet, karanlığın derecesi nisbetinde Nurun parlaklığını gösterdiği gibi, zıddiyet itibariyle sen, onlarla Fâtır-ı Zülcelâl'in Kemal, Cemâl, Kudret ve Rahmetine âyinedarlık ediyorsun.
Sayfa 359·Kitabı okuyor
Din
·
53 Gösterim
1 Yorum
ı Zülcelâl'in Kemal, Cemâl, Kudret ve Rahmetine âyinedarlık ediyorsun. Demek ey nefis! Nefsine Muhabbet değil, belki adavet etmelisin veyahut acımalısın veyahut mutmainne olduktan sonra Şefkat etmelisin. Eğer nefsini seversen, çünki senin nefsin lezzet ve menfaatin menşeidir, sen de lezzet ve menfaatin zevkine meftun- sun. O zerre hükmünde olan lezzet ve menfaat-ı nefsiyeyi, nihayetsiz lezzet ve menfaatlere tercih etme.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.