Puan vermedi·448 syf.··
2025 153. kitabı
Meral Kır’ın Aşk ve Diğerleri kitabı, İstanbul’da başlayıp Londra’da büyüyen iki yaralı ruhun hem birbirlerini hem de kendilerini bulma hikâyesi gibi geldi bana. Fırat’ın yıllardır zirveye yürüyen tenis kariyeri ile Sanem’in özel dedektiflik hayali ilk bakışta alakasız görünse de kader ikisini öyle bir noktada yeniden buluşturuyor ki, ister istemez kendimi onların peşinden giderken buldum. Bir yanda Amelia’nın karanlık gizemi, diğer yanda geçmişlerinden taşıdıkları yükler… Ve bunların ortasında, her şeye rağmen büyüyen bir aşk. Benim için kitabın en çarpıcı yanı, Fırat’ın dışarıdan bakınca kusursuz bir sporcu gibi görünmesine rağmen aslında içinde ne kadar kırılgan bir taraf taşıdığını fark etmek oldu. Adam yıllarca dünyanın en iyisi olma baskısıyla yaşarken bir yandan da Sanem’i korumayı hayatının merkezine koymuş. Onun Sanem’e olan sessiz ama derin sevgisini okurken “Bazı insanlar gerçekten vazgeçmeyi bilmiyor” diye düşündüm. Sanem’e gelirsem… Bence kitabın en ilginç karakteri oydu. Babasının baskısından kaçıp Londra’ya gitmesi, tek başına hayatta kalmaya çalışması, üstüne bir de özel dedektiflik gibi zorlu bir işe atılması… Kadının yüreğinde hem kırgınlık hem inat hem de büyük bir adalet duygusu var. Amelia’nın cinayetini çözmeye çalışırken hissettiği korku, merak ve kararlılık bana oldukça gerçek geldi. Kitabın temposu özellikle ikinci yarıda iyice hızlanıyor. Hem Amelia’nın gizemi hem Fırat–Sanem arasındaki duygusal gerilim, beni sürekli “Bir sayfa daha okuyayım” modunda tuttu. Wimbledon sahneleri ise bence kitabın en sinematik anlarıydı; sporun sertliğiyle aşkın yumuşaklığının aynı anda hissettirilmesi çok başarılıydı. O rekabet, o heyecan, o baskı… ve tüm bunların ortasında kalplerinin aynı ritimde atması… hoşuma gitti.
Aşk ve DiğerleriMeral Kır · Parola Yayınları · 202558 okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.