·110 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Kasım 2025 11:50 Karşısında diz çöktüğümüz ve yenilgiyi kabullendiğimiz o an…
Ölüme karşı verilen 45 dakikalık savaşın sonunda kaybeden olmak…
Ve bu soğuk gerçeklikle sağlık çalışanları olarak yeniden ve yeniden yüzleşmek…
(dün nöbette çalan mavi kodun ve peşi sıra yaşadıklarımın içimde bıraktığı izlerle).
Bizler, hayatın ince ipi üzerinde yürüyen cambazlar gibiyiz;
her müdahalede tüm çabamızı ortaya koysak da bazen sonuç değişmez.
Ölüme bu kadar yakından tanıklık etmek, yaşamın değerini daha derinden algılamamıza vesile oluyor ve bize şunu gösteriyor:
Sonu olmayan bir şeyin değeri olmazdı, olamazdı.
Bu kitap, kitapçıda gördüğüm anda “okumalıyım” hissiyle elime aldığım ve bir çırpıda bitirdiğim bir eser oldu.
Yakın zamanda sevdiğim ve çok bağlandığım bir canlıyı —evcil kedimi— kaybetmenin bıraktığı acıyı nasıl çözümleyebilirim diye düşünürken yolum onunla kesişti.
Ve tabii, her insanın hayatında ölümle yüzleşmese bile ölümü düşündüğü, sorguladığı dönemler olur.
Ben de böyle bir dönemin içindeydim.
Bu kitap yalnızca yaralarımı sarmama yardımcı olmadı; ölümü anlamlandırmak, kabullenmek ve içimdeki acıyı daha sağlıklı bir yere koyabilmek açısından da bana çok şey kattı.
“Böyle bakıldığında ölüm, hayata karşı değil, hayat lehine güçlü bir argümandır; hayatı değerli kılar…”
Peki sizce ölümün hayata kattığı anlam nedir?