Gönderi

Niktofili ve Fiktofili arasında sallanan şiirler
Puan vermedi·154 syf.··
2025 9. kitabı
İnsan ruhunun karanlıkla ve hayalle kurduğu iki özel eğilim vardır: niktofili ve fiktofili. Niktofili, gecede huzur bulma hâlidir; karanlığın sessizliği, kişiyi kendi hakikatine yaklaştırır. Fiktofili ise gerçek olmayan bir figüre, bir hayale ya da zihinsel bir surete duyulan çekimdir; insanın kendi içindeki boşlukları hayalin ışığıyla doldurma isteğidir. Alattin Bilgiç’in "Aynımsın" kitabı, tam da bu iki eğilimin birleştiği bir duygusal iklime sahiptir. Şair, gecenin karanlığını içsel bir sığınak hâline getirirken; hayal edilenle gerçek olan arasındaki çizgiyi bilinçli biçimde bulanıklaştırır. Kitap ilk bakışta bir aşk kitabıdır; fakat bu aşk tek yönlü değildir. İçinde umut, sızı, doğum, ölüm, yara ve şifa aynı anda yer alır. Bilgiç’in dili hem kırılgan hem de dirençlidir; okuyucuyu duygusal bir girdaba sürüklerken aynı zamanda ona kendini bulacağı bir iç koridor açar. Türkçe şiirlerin yanında Kurmancî, Soranî ve Kırmançki lehçelerine yapılan çeviriler, eserin duygusal çok katmanlılığını artırır ve kitabı kültürel bir geçiş alanına dönüştürür. Şairin seçtiği mısralar, kitabın atmosferini net biçimde hisseder kılar. “Gam duymak Tanrı’nın elinde, bizimkisi mahşer-i efkâr.” Bu dize, kader karşısındaki çaresizliği ve aynı zamanda insanın kendi içine dönerek büyüttüğü hüzün ağırlığını gösterir. Bunun yanında “Bizimkisi böyle taziyesiz yas” ifadeleri, acının bile sahipsiz kaldığı bir duygusal çoraklığı anlatır. Bilgiç’in aşkı ele alırken kullandığı en güçlü imgelerden biri mahpusluk metaforudur. “Yüreğine mahpus olmak istiyorum, cezamı damında çekmek kalbinin. bir müebbet mahkûmu olmak, tek çilem, hücrene sığmamak.” Bu dizelerde aşk bir özgürlük değil, gönüllü bir teslimiyet alanına dönüşür. Şair burada esareti karanlık bir kapanış değil, sevdayı büyüten bir sadakat biçimi olarak kurar. Aşkın hem yakıcı hem yüceltici yönünü işleyen mısralar da kitabın temel taşlarındandır: “Gözümde dudağını bulanlar var.” Bu dize, arzunun tek bir mekâna sıkışmayan, beden ve bakış arasında gidip gelen içsel bir tutkuya dönüşmesini anlatır. Bununla birlikte “Akıt kendini kadehime” satırı, sevilenin varlığını içe karışan bir ruh hâline sokar; şair aşkı hem içilebilen hem de insanda iz bırakan bir hâle getirir. Kitapta mekânın da önemli bir yeri vardır. En çarpıcı örneklerden biri: “Seni bir kente götüreceğim. Adı dilimi lâl etmiş. Zihnimin sağırlığında, gecenin saçağını asılı dileğimiz. belki illet isim” Bu dizeler, kentin fiziksel bir yer olmaktan çok, içsel bir hafıza alanı olduğunu gösterir. Kent, insanın kendiyle yüzleştiği, gecenin diliyle konuştuğu bir metafora dönüşür. Daha toplumsal ve varoluşçu bir yoğunluk taşıyan şu kıta ise kitabın sınırlarını genişletir: “Buğdayın esaretinde mengenede sıkıştık, kafamız merdanede, hataların pençesinde sapiens’e veda ettik.” Burada bireysel duygular insanlığın genel kırılganlığıyla birleşir. insanlar kendi ürettiklerinin içinde sıkışmış, akıl ve erdemden uzaklaşmıştır. Ve nihayet kitap, başladığı yere—niktofili ve fiktofili kavşağına—geri döner. Çünkü "Aynımsın", gecenin koynunda kendini bulanların kitabıdır. Karanlıkla barışık ruhların, hayal ettiğine gerçekmiş gibi bağlanabilen kalplerin kitabı. Kimi okur için geceye duyulan sessiz bir yakınlıktır, kimi içinse ulaşamadığı bir yüzü, bir sesi, bir nefesi zihninde yaşatma ihtiyacıdır. Sonunda Bilgiç’in şiirleri bize şunu anlatır. İnsan bazen karanlıkta daha gerçek, hayalde daha bütün, aşkta ise en çok kendisidir. "Aynımsın" da bu yüzden, niktofilinin gölgesinde ve fiktofilinin ışığında aynı anda var olanların şiir kitabıdır.
1000Kitap
AynımsınAlattin Bilgiç · Red Yayınları · 20246 okunma
··
101 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sevgili Muraz, Yazdığın değerlendirmeyi okurken gerçekten mutlu oldum. Şiirlerime bu kadar dikkatle eğilmen, kelimelerin arasındaki gölgeleri ve ışıkları fark etmen… Bütün bunlar benim için sandığından çok daha kıymetli. Bir metni yazmak başka, bir başkasının o metne kendi kalbinden bir yol bulması bambaşka bir şey. Senin yazında bunu açıkça hissettim. Sözlerin hem destek oldu hem de şiirin hâlâ insandan insana dokunabildiğini hatırlattı bana. Kendimi duyulmuş hissettirdin; bunun için teşekkür ederim. Güzel yüreğine, zamanına ve inceliğine sağlık. Eksik olma.