Dili sade, net ve akıcı bir romandı. Ama açıkçası çok sevemedim. Daha büyük beklentilerle aldığım bir romandı. Amazon’ da çok satanlarda bir numaraydı ve kapağı da çok ilgimi çekmişti o yüzden almıştım. Kitaptan bahsedecek ve niye sevmediğimi açıklayacak olursam şöyle:
Empati kurmaya çalıştım, doğru olduğuna inandığı şeyi yapmaya çalıştı kadın karakterimiz (Rosie) hem de baştan sona (roman boyunca) bunun için uğraştı. Herkesin iyiliğini istedi ve bunun için de elinden ne geliyorsa da yaptı ama sadece bir kişiyi düşünmedi ve sadece ona haksızlık yaptı o da erkek karakterimiz Will White. Halbuki en çok yardıma ihtiyacı olan kişi oydu. Her şey için kendini suçladı suçu olmadığı halde. Etrafında ve yanında olan kimse yoktu hep tek başına ve yalnızdı. Kaç kere Rosie tarafından yarı yolda bırakıldı ona rağmen kızı (Rosie) sevmekten vazgeçmedi ve her geldiğinde kızı kabul etti. Hatta bu yüzden ona sinirlendiğim de oldu. Kız ona ihtiyaç duyduğu her an ona koştu o da kollarını açtı. Toparlayınca da her zamanki hayatına geri döndü.
Bir aşk romanıydı ama bir tarafın sürekli hayal kırıklığı yaşaması haksızlıktı. Genel olarak güzel bir roman kötü değil ama galiba ben sevemedim ya da böyle olmasını istemediğim için de olabilir…