Kitap birçok konuyu bir arada bulunduruyor: Tarih, polisiye, gizem...
Kitabın son derece sürükleyici olduğunu söyleyebilirim. Kitap bölümlerden oluştuğu için tarihsel sıralama gibi değil de aynı anda farklı yerlerde geçen olaylar da anlatılıyor. İçinde bence gereğinden fazla tarihsel bilgi vardı. Bu yönden biraz sıkıcıydı ama genel olarak konusu iyi denilebilir.
Kitabın konusu, MÖ 523 yılında Pers İmparatoru Kambises'in Ammonlara karşı savaşmaya gönderdiği elli bin kişilik ordusu, Mısır'ın Batı Çölü'nden Siva'ya giderken, Büyük Kum Denizi'nde şiddetli bir kum fırtınasına yakalanır ve bir anda gözden kaybolur.
Binlerce yıl sonra, Luksor'da parçalanmış bir ceset Nil Nehri'nin kıyılarına vurur, Kahire'de bir antikacı vahşice öldürülür ve Sakkara'da saygın bir İngiliz arkeoloğun cesedi bulunur. Başta birbiriyle bağlantısız görünen bu ölümler aslında çok yakından alakalıdır. Bu ölümler Müfettiş Yusuf Khalifa'yı kuşkulandırır. Ölen İngiliz arkeoloğun kızı da istemeyerek bu olaylara dahil olur.
Kitap ne kadar tarihi bilgi veya terim içerse de sizi bir o kadar içine çekiyor. Okunmasını kesinlikle tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar...