·309 syf.····Okunma: 07 Aralık 2025 20:15 Yetenekli ve başarılı ressam Alicia Berenson’ın, eşi Gabriel’i öldürmesiyle yani bir cinayet ile başlar hikaye.İşlediği cinayet hakkında ne kendini savunur, ne de olayı kabullenir Alicia.Yaptığı tek şey susmaktır.Bu durumda psikolojik rahatsızlığı olduğu düşünülerek tedavi için hastaneye yatırılır.Psikoterapist Theo Faber ise, Alicia’nın hastanesinde, özellikle onu kurtarmak ve konuşturabilmek amacıyla çalışmaya başlar.
Uzun bir süre Theo’nun Alicia’yı konuşturmaya ve dolayısıyla iyileştirmeye çalışma çabasını okuyoruz kitabın başlarında.Bu kısımlar hep Alicia konuşsa da gerçekleri bir bir anlatsa diye düşündürüyor okura.Bir yandan da Theo’nun kendi hayatında çözümlemesi gereken olayları merak ederek takip ediyoruz.Olaylara hem Theo’nun dilinden hem de Alicia’nın günlüğünden iki taraflı bakıyoruz.Açıkçası başlarda ana karakterle birlikte psikoterapistin hayatından bahsedilmesini ve içsel çatışmalarına yer verilmesini pek mantıklı bulmamıştım.Ancak kitap tam bu rutinde giderken öyle öngörülemez ve şaşırtıcı bir sonla bitti ki anlatılan hiçbir şeyin boşa olmadığını anladım.
Psikolojik-gerilim anlamında çok iyi bir kitap olduğunu düşünüyorum.Zaten Googreads yılın en iyi romanı ödülünü almış ve çok satanlar listesine yerleşmiş bir kitap.Ayrıca küçükken yaşanan travmaların hayatları nasıl etkileyebileceğini anlatan güzel bir eser olmuş bence.Gerilim sevenler kesinlikle tercih edebilir.Keyifli okumalar.