Bakir İntiharları’n filmi izleme listemdeydi. Ancak kitabı olduğunu görünce önce kitabı okumak istedim. Ve kitap benim sevdiğim kitaplar arasına girdi bile.
Kitapta Lisbon kardeşlerin sırayla intiharını üçüncü bir gözden ,onlarla aynı mahallede yaşayan bir erkeğin gözünden okuyoruz. Kızlar katı bir ailede yetişiyorlar.İstedikleri gibi giyinmeleri ,yaşıtları gibi dışarıda eğlenmeleri hatta bir noktada evden çıkmaları bile yasak. Ve bu onları intiharın aslında bir kurtluş olduğunu düşünmeye iten bir sebep bence.
Kitapta anlatıcı karakterimiz bir erkek. Kendisi ve yaşadıkları mahalledeki diğer oğlanlar için Lisbonlar ilgi çekici. Bunun bir sebebininde gizemli olan şeylere duyulan heyecan olduğuna inanıyorum. Kitap boyunca mahallenin genç erkeklerinin Lisbon kızlarına olan hayranlığını ve arzusunu net bir şekilde görüyoruz. Hatta kızların etkisi o kadar büyükki yirmi yıl sonra bile kardeşlerin intiharlarının ardındaki sebebi aramak için bir araya geliyor,bu uğurda dosya oluşturuyorlar.
Beni kitapta en çok etkileyen kısımlardan biri dışarıdan bir gözün bile fark edebileceği bir şekilde kızların aslında yaşama isteğiydi. En basitinden Lux için cinsel birliktelik aile -özellikle anne- baskısından bir kaçış,bir baş kaldırı eylemiydi.
Diğer bir etkilendiğim kısım ise kızlar izlendiklerinin farkındaydı. Anlatıcımız bazı yerlerde kızların onları tanıyıp tanımadıklarını bile bilmediğinden bahsediyordu. Ama kızlar onların farkındaydı. Onların ilgisinin farkındaydı. Bu yüzden son sahnede kardeşleri rahat intihar edebilsin diye Lux çocukları oyaladı.
Kitabın anlatışında arka planda toplumsal bazı olaylarında akışı vardı. Bekçi isyanları gibi. Yazarın bu olayları harmanlayış şeklini beğendim.
Genel olarak kitabı beğendim. Kızların anneleri ,benim için kendi çocuklarının intiharlarına sebep olan faktör. Yıllar sonra bile çocuklarını okulsan alıp eve hapsettiği konusu geçince kendini haklı gören bir kadın. Filmini izlemek için sabırsızlanıyorum.!. Jeffrey EugenidesBakir İntiharlar