"Ben seni seviyorum, Ahuşan." Dimdik durdu karşımda. Kesin bir dille, kendinden emin bir ifadeyle baktı yüzüme. "Bu ifade çok dersen, 'etkileniyor' de. Az dersen, 'ölüyor' de. Sen neyi koyarsan senden sonrasına benim kabulüm. Ben seni, ben sana Ahuşan... Devamını bir sürü şeyle doldurabilirmişim gibi ama senin neyi kabul edeceğini bilmeden ben sana bir değil, birçok şeymiş gibi hissediyorum."