Annesi babası olmadan, hayata tutunmaya çok küçük yaşlarda başlayan momo( Muhammed ), diğer yandan çocuğu olmayan ama kendi geçimini sağlamak için ücret karşılığında başka çocuklara bakan, hatta annelik yapan desek daha iyi olur madam Rosa…
Romain Gary, romanında okuyucusuna adeta insanlık dersi veriyor; Ne ırk, ne kimlik, ne din, ne de başka bir şey ‘onca yoksulluk varken’ momo ve madam Rosa ikili insani ilişkilerine dikkat çekmişler. Paris’in kenar mahallesinde olanların anlatıldığı bu eser, yüreğine dokunacak, dokunmalı…
Benim için Madam Rosa’nın “ Auschwitz” de bir geçmişi olması ayrı bir hüzün… (bundan önce okuduğum eser “ Auschwitz kütüphanesi” idi.