Taha Kılınç / Kayıp Coğrafyanın İzinde
( Doğu Türkistan Seyahatnamesi )
Merhaba Sevgili Okur dostlarım. Bugün biraz gerçekleri okuyup konuşmak adına, herkese duyurmak adına bu kitaptan bahsetmek istiyorum. Doğu Türkistan’ı konuşmak istiyorum.
Çin’in, Doğu Türkistan‘a yaptıkları yetmezmiş gibi bir de bu kitabı yasaklamaya çalıştıklarını öğrendik.
Tarihçi, gazeteci kimliği ile tanınan yazarımız tarihçi kimliğini kullanarak Doğu Türkistan’ın gerçeklerini bizlere aktarmaya çalışmış. Uçaktan indikten sonra başlayan her adım kontrol edilmek, otellerde odaları basıp pasaport kontrolleri yapılmaları, namaz kılmaya engel olmaları elbette halka yaptıklarının yanında hiçbir şeydi.
Doğu Türkistan, camileri minareleri ve kubbeleri törpülenip düğün salonu yapılmış, mezarlıkları kepçelerle düzeltilip, tahrip edilip o alana mutluluk bahçeleri yapılmış. Hali hazırda yıkılmamış camilerde hiçbirinde ezan okunmadığı gibi namaz kılmaya da kesinlikle izin yoktur. Her 10 metrede kameraların insanları adım adım izlediği, kontrol ettiği ve baskı uyguladığı bir ülkedir Doğu Türkistan. Telefon uygulamalarından tutun da evine neler alabilecekleri bile sınırlandırılmış ve yasaklanmış. Her eve Çinli abla, abi adı altında zebanileri dikip halkın evde neler yaptığını kontrol ediyor, ibadet ediliyor mu, çocuklarla nasıl sohbet ediliyor, yurt dışıyla ya da yurt içinde insanlar birbiriyle iletişim kuruyor mu bunları kontrol ediyorlar. Nereye gönderildikleri belli olmayan erkeklerin ardında ise Çin’e boyun eğmek zorunda kalmış kadınlar ve çocuklar bulunuyor. Tesettüre ise hiç kimsenin cesareti yok. Biraz baş kaldırıldığında, itiraz edildiğinde ise cezaevine yollanıp çok geçmeden ölüm haberleri geliyor.
Daha saymayacağım nice zulüm, eziyetin devam ettiği Doğu Türkistan‘ı konuşmalıyız.