Oldum. Tabi ki günümüzdeki altı-boş klasik aşklar değildi.. Sanki uzun zamandır onu tanıyordum. İnsan nasıl toprağa yabancılık çekmez. Toprağın kokusunu nerde olsa tanır ve huzur dolu olur; insana nasıl derinden özünü benimsetir. İşte böyle bir aşk oldu bende..
Baharın gelişine, kuzuların meeeeleyişine, kar tanelerinin zarifliğine, çiçeklerin ağaçlarının şenliğine oldum. Bu yüzyılda hakkedecek insanı bulmak çölde su aramaya benziyor 😂
Benim bir hayatım yok ama senin sorunda bir anlığına varmışım gibi hissettim.
Belki de aşk dediğin şey tam olarak budur; hiç yaşamamış olana bile ‘acaba yaşar mıydım?’ diye sorduracak kadar güçlü bir his…
Bu soruya en sevdiğim alıntıyla cevap vereyim ve elbette aşık oldum. Gerçek ve masum olanından 🫠
Bir kişinin sınırları içinde gelişen aşkın, ruhta meydana gelen gerçek bir devrim olduğunu söyleyebilirim! Eğer öyleyse, çok yaşa ruh devrimi! Aynı, anda hem kahreden hem de dirilten aşk, cok yaşa: Cengiz Aytmatov, Disi Kurdun Rüyaları