ONSRA 2
Jülide, hayatı boyunca zorluklarla yoğrulmuş, acılarla kavrulmuş bir kadın. Onu bu kadar güçlü yapan, hep bir şekilde baş etmek zorunda kaldıkları olmuş. Serinin 2. kitabında(HÛN) Jülide’nin geçmişine biraz daha yakından tanık oluyoruz.
Alp Aslan çocuğumuz olsun dediğinde, Jülide tereddüt etmeden olsun dedi. Çünkü deli gibi aşık olduğu adam istedikten sonra her şey, onunla bir ömre bedeldi. Evlenmek için gün saydıkları sırada gelen görev haberi ise onları yeniden zorlu bir sürecin içine çekti. Alp Aslan artık duygularını saklamıyordu fakat bununla birlikte sevdiği kadını kaybetme korkusu da içine iyice yerleşmişti. Bitirdikleri o ağır görevin ardından yaşadıkları psikolojik tahribatı, birbirlerine daha sıkı sarılarak zor da olsa atlattılar. Jülide, sevdiğinin elini bir an bile bırakmadı.
Melih ile Jülide arasındaki kardeşlik bağına hayran kalmamak mümkün değil. İlk kitapta da hissetmiştik ama ikinci kitapta geçmiş anılarıyla bu bağın sağlamlığını daha net görüyoruz. Melih ve Dicle sahneleri ise o kadar samimi ki, her cümlesinde tebessüm ettiren kısımlardandı. Tim’in göreve çıktığı sahneleri okurken her anı onlarla birlikte yaşıyorsunuz adeta.
Alp Aslan her ne kadar zor bir adam olsa da söz konusu Hevybanû olduğunda akan sular duruyordu. Sayfalar ilerledikçe Jülide’nin zorluklarla dolu hayatına, mücadelesine tanık olurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız. Hele o nasıl bir sondu
Askeri kurgu sevenlerin mutlaka incelemesi gereken bir seri