Éric Metzger’in Orpheus’u, kadim mite yaslanan ama modern yalnızlığa seslenen bir roman.
Orpheus bu kez lir değil, bitpazarından alınmış eski bir telefon taşıyor yanında. Louis’in ölmüş babasına ulaşmasıyla başlayan hikâye, daha en baştan gerçekle hayalin sınırlarını siliyor.
Eurydike artık bir kişiden çok bir özlem; Orpheus’un yolculuğu ise bir kavuşmadan çok arayışın kendisi.
Metzger bize şunu hatırlatıyor:
“Cehennem yeraltında değil; modern insanın içinde.”
Trajedi yine aynı soruda saklı:
İnsan kaybetmeyi bile bile neden dönüp bakar?
Ayrıca çevirisi için İpek Ortaer Montanari'ye de teşekkür etmek isterim.Metnin akıcılığını ve atmosferini çok iyi taşımış.
Melankolik, karanlık ve etkileyici bir metin.Modern zamanların Orpheus’u ile tanışmak isteyenlere…