İngilizcem fena değildir ama İngilizce yazılmış bir kitabı baştan sona okumaya cesaret edememiştim bu yaşıma kadar. Okuyacağım ilk İngilizce kitabı, en sevdiğim yazarın vefatından iki gün sonra, doğum gününde okuyacakmışım meğer. Huzur içinde uyu Sophie Kinsella.
“What Does It Feel Like” yarı otobiyografik bir roman. Baş karakter, çok satar yazar Eve’e glioblastoma grade 4 tanısı konur. En ölümcül ve agresif beyin tümörü. Kinsella kitapta hayatının, teşhis konmasından sonraki dönemini anlatıyor. Mükemmel bir eşi ve beş çocuğu vardı, bu hastalık sürecinde yaşadıkları çok hüzünlü. En küçük çocuğu daha 10 yaşında.
Sophie Kinsella’nın kitaplarını daha önce okumuş olanlar bilirler, onun kitapları hep mutlu sonla biter… Kitapta bununla ilgili bir anısı var:
“I was once doing a bookshop event,” Eve says reminiscently, “and the interviewer asked, ‘Would you ever try writing something different?’ I answered, ‘Maybe I’ll write a book with a sad ending’—just as a joke, really—and a woman in the front row shrieked ‘No!’ in total panic. It was very funny.”Nick laughs. “Your readers love happy endings.”“Of course they do. I love happy endings myself. So I’ve invented lots of them. But now here’s the irony: I can’t invent a real-life happy ending for myself.”