Oldukça akıcı bir üsluba sahip, ilk olarak fazlaca karakterle tanışıyoruz ama sonra herşey yerli yerine oturuyor. Zerrin, bizlere hayatının arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin kapılarını aralıyor. Aslında çok sevdiğimiz yıllardır hayatımızda yer verdiğimiz insanların zamanla aslında çok da başka niyette olduğunu yanıldığımızı yada onun zamanla değiştiğine şahit oluyoruz.
Kitabımızda bir araya geldikleri bir partiyle, kurulan dostluklarla arkadaşlıklarla harmanlanmış. Aslında çoğumuzun yaşadığı arkadaşlık ilişkilerinin bizlere kitap olarak sunulmuş hali gibi düşünebiliriz. Samimiyet, aile bağı, sadakat, güvenin zamanla değişimleri okuyoruz. Zerrin, Ece ve Ayşe’nin arkadaşlıkları zamanla nasıl yönelere verilecektir? Sizinde zamanla değişen arkadaşlıklarınız oldu mu?
Bu ilişkiler bize tanıdık hissettiriyor. Çünkü bunu çoğumuz yaşamıştır.
Ben kısacık kendi arkadaşlıklarımdan bahsetmek isterim. İnsanız değişir, dönüşürüz. Zaman insana çok şey yaşatır ancak ben çok büyük değişime giren arkadaşlıkların aslında temelinin sağlam olmadığını ve hiç olmaması gerektiğini düşüncesindeyim. Ve direkt olarak bu arkadaşlığa son verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bir insan olarak aslında çok kolay ancak yapmaktan çokça kaçındığımız ufacık bir teşekkürü bize hatırlatıyor. En çok hak eden sevdiklerimizden bunu eksik tutmamızdan.. Aslında çok basit değil midir dostluğu arkadaşlığı sağlamlaştırır seviyorum demek, teşekkür etmek! Bunu yapalım kıymetini bilelim.
Kitabımızda şöyle bir soru vardı; bunu daha önce görseydim arkadaşlık yapar mıydım onunla diye acaba baştan bazı şeyleri anlasaydık onunla yine de bir arkadaşlık sürecine girer miydik?