İlk sayfalarda bilinçli olarak rahatsız eden, hatta yer yer mide bulandıran bir atmosferle karşılıyor. Başlangıçtaki sertlik ve soğuk anlatım, okuma sürecini zorlaştırsa da bu etki yazarın kurmak istediği dünyaya hazırlık niteliğinde. İlk bölümlerde duyulan iticilik, insanlık kavramının nasıl yavaş yavaş aşındığını göstermesi açısından işlevsel.
Roman ilerledikçe hikâye toparlanıyor; karakterler derinleşiyor, anlatı tekinsizliğini korurken anlam katmanları belirginleşiyor. Sarsıcı olayların ardında etik, ahlak ve insan olma hâline dair güçlü sorgulamalar ortaya çıkıyor. Okur, başta tiksintiyle mesafe koyduğu bu dünyaya zamanla düşünsel bir yakınlık kuruyor.