Komedya türüne uygun bir anlatım. Komedya akla çağrıştırdigi gibi komik olmak zorunda değildir. Dramatik ve acı verici hatta rahatsız edici olabilir. Tragedya soylular kahramanlar tanrılar arasındaki önemli meseleleri konu alir. Komedya ise gündelik yaşamdaki insanların günlük hayatları, kusurları zaafları vardır.
Mérimée yine çok güzel yazmış, Nurullah Ataç ise çok hoş çevirmiş. Toplamda 16 sahneden oluşuyor, komedya olduğu için mekan elbette kısıtlı ve başta karakterler tanıtılıyor.
Rahibe okulunda geçen bir olay, Dona Maria nin rahibe aşık olmasiyla basliyor. Sahnelenmek için yazıldığından iç çözümleme yok. Dona Maria bin bir kararsızlıkla Rahibe aşk mektubunu veriyor. O akşam yine o okuldan bir kız olan arkadaşı Dona Francisca nin da onu sevdiğini, rahiple gizli bir ilişkilerinin olduğunu öğrenir. Pişmanlık ve öfke duyar, Francisca ya onunla kaçmasını söyler ve para yardımı sunar. Baska bir sahne de Francisca Dona Maria nin odasına maria intihara hazırlandığı sırada girer. Zehirli limonatayi Francisca ya ikram eder, Francisca can çekişirken o da pişman olur. Mektebin kuyusuna atlamak için sahneden çıkar.
Mérimée okuması pek keyifli bir yazardır. İzlemek isterdim ama okuması da çok keyifliydi.