8/10
·368 syf.··
2025 105. kitabı
‘’Sadece uzaklara gitmeyi göze alanlar ne kadar uzağa gideceğini öğrenebilir’’ Pauline bu sözü Burak’a söylerken on dokuz yıl sonrasına göz mü kırpmıştı acaba? 90 lı yıllara uzanıyoruz öncelikle kültür merkezinde babasının Fransızca derslerine giren Burak başka bir öğretmen olan Mösyö Boulanger’in derslerine de katılır ve Pauline’yi görür. Pauline ile tanışması yaz boyu beraber geçirilen arkadaşlıklar, dönemin müzikleri, İstanbul gezileri, anılar ve tekrar bir araya gelme sözü verilmesi! Burak mavi mektuplar yazar Pauline’ye.. Zaman akar gider. Şimdilerde bir üniversitede felsefe akademisyeni olarak hayatına yepyeni insanlar ve arkadaşlıklarda katsa Burak Pauline’yi hiç unutmaz elbette! Ve sonra bir film festivali afişinde tanıdık bir yüz ile karşılaşır. Tüm dünya tam bu anda durur Burak için... Asıl mutluluğu onu bir yerden yeniden kendi dünyasına katma şansı bulması olarak düşünecekti sonraları. En yakın arkadaşı ile Paris'e gitme fikri de çok cazip gelir elbette! Pauline’yi bulacak ve onu tekrar görecekti...Mümkün olursa onsuz geçirdiği on dokuz yılı konuşacaktı.. Peki bu sandığı kadar kolay mı olacaktı? Burak ve en yakın arkadaşı Ediz, sonradan Buket’inde bu geziye katılması ile Atina’da başlayan nihayet birçok Avrupa şehrinden sonra Paris'te tek kişilik sonlandırılan yolculukta Burak’ı nasıl bir içsel aydınlanma bekliyordu dersiniz? Edebiyat, sanat, felsefe, hayat ve aşk! Düşlerinizde yaşattığınız geçmişinizin peşinden ne kadar ileriye gidebilirdiniz? Burak'a eşlik etmek isterseniz alın kadehi elinize ve çok gecikmeyin..
Ben Pauline'i Arıyorum Ama OBurak Çapraz · Edebiyatist Yayınevi · 202560 okunma
·
124 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.