Gönderi

Puan vermedi·136 syf.··
2025 14. kitabı
Bu incelemeyi neden yazıyorum bilmiyorum. Ama bildiğim şeyler var. Kitabı 2 yıl kitaplığımda beklettikten sonra çok alakasız bir anda, son anda, bir başka kitabı okumaktan vazgeçerek kitabı elime aldığımda hayal kırıklığına uğramayacağımı biliyordum. Edogawa Rampo'nun düşüncelerinin ve kafasının işleyiş şeklinin en az benimki kadar tekinsiz olabileceğini de. Belki de satır aralarında güvende hissetmemin sebebi buydu. Ben Alice'sem, o Şapkacı'ydı. Olağan ve sakin bir açılış yapan kitap şekillendikçe başrol karakterin sürükleneceği ahlaki ikilemleri ve sapkınlığı yaklaşmakta olan bir fırtına gibi hissedebiliyorsunuz. Okurken ürkütebilecek, sayfalara biraz daha fazla ilgiyle tutunmanıza sebep olan sahnelerde başrolümüzün nefesi dahi teklemediğinde kitabın nerelere sürüklenebileceğini seziyorsunuz. Karakterin aniden bastıran kaygı halleri, kaçınıp kaçınıp yakalandığı şeytanları ve tutsak kaldığı sıradanlıktan kurtulunca taşıveren sanatkar ruhunu okurken yazar her ne kadar psikolojik tahlillere derinlemesine inmemiş olsa da satır aralarında gerilimi ve çöküşü sunuyor. Elbette, dönemin çoğu Japon yazarı gibi Rampo da fazlaca iniş ve çıkışları olan bir yazar değil, kanımca onun büyüsü ilginç fikirlerinde gizli. Panorama Adası da bu fikirlerin yuvası olarak görülebilir. Adanın "birbirinden ayrı birer evren" olarak tasvir edilen her bir kısmı canlı birer tablodan farksız. Karakterler bir tablodan diğerine geçtikçe dünyevi sembollerden kopup daha soyut evrenlere geçiyor, deliliğin veya şeytanın tabloları sayılabilecek panoramaları aşıyorlar. En sonunda, adanın illüzyonlarını keşfetmeyi bitirdiklerinde çıkabilecekleri bir teras olduğundan bahsediyor başrolümüz. "Benim panorama adamın başlıca odak noktası, adanın merkezinde şu anda inşa edilmekte olan büyük sütunun tepesindeki bahçeden, tüm adayı seyretmenin zevkinde saklıdır. Oradan bakınca tüm ada bir panoramadır. Türlü panoramalar toplanınca, bambaşka bir panorama ortaya çıkar." Şimdiye dek adanın dünyevi sembollerden deliliğin izlerini taşıyan panoramalara evrilişinden bahsettim. Ama anlatıyı asıl tamamlayan kısım, tam olarak burası. Adanın sonu. Zevk, korku, utanç, kayboluş, dehşet... Birçok farklı duyguyu yaşadıktan sonra adanın ziyaretçisine sunduğu son, adayı gezerken görüp duyumsadığı her şeyin de aslında bir panoramadan ibaret oluşunu fark etmesini sağlaması. Ziyaretçi, her bir panoramanın içinde o panoramadan ürker; gölgelerde saklı olanlar, illüzyonlar ve adanın garip havası onu etkiler ve etki her odada artar. En sonunda, terasa ulaştığında ise tüm korkuları ayakları altında serilidir. Onu deliliğin sınırlarında gezdirip duran her bir odanın yukarıdan o denli açıkça görünüşü; bir noktada dolu dolu yaşadığı her bir duygu durumunu basitleştirip kişiyi savunmasız, aciz, hatta aptal hissettirmez mi? Siz şeytanlarınızla savaştığınızı, şeytanın diyarlarında kaybolup gezindiğinizi, etik değerlerinizden sıyrılıp her bir yeni deneyimle değiştiğinizi hissederken aslında basit bir oyunda sürüklenip durmuşsunuzdur. Aslında gözünüzde büyüttüğünüz tüm o panoramalar, gözlerinizi faltaşı gibi açıveren her bir görüntü ve sanrı aslında küçücük bir adadan ibarettir. Her şey kafanızın içinde yaşanmıştır, asıl illüzyon sihirbazın ellerinin maharetinde değil sizin kanma dürtünüzde yaratılmıştır. Poe'nun bu kitabında sembolik olarak beni etkileyen sahneler; Çiyoko ile birlikte hem dehşete düşmeme sebep olan hem de zihnimi kamaştıran ayrıntılar ve betimlemeler oldu. Ancak beni asıl etkileyen, Poe'nun başrol karakterin psikolojisini adanın yapısını metaforik olarak kullanarak katman katman örmesi ve bunu ancak bir delilik anında fark edebileceğimiz kadar ufak bir aralıktan bize göstermesi oldu. Umarım siz de kitabı benim kadar severek bitirirsiniz. Dili basit ve akıcı, öylesi bir anda okursanız kitabın kapağını çok da etkilenmeden kapatmanıza müsaade edecek kadar alçakgönüllü. Ama eğer siz de Alice gibi tavşanın çukurlarına düşmüş bir zihinseniz dikkatli baktığınızda illüzyonlar arasında kitabın tadına varabilirsiniz.
Panorama Adası'nın Tuhaf HikâyesiEdogawa Rampo · İthaki Yayınları · 2023470 okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.