Selam dostlarım, nasılsınız?
Yarım bıraktığım bir inceleme ile karşınızdayım. Okumak için kendimi çok zorladım ama beni RS’ye sokacağını fark ettiğim için yarım bıraktım, yani olmadı.
NOT: Kitabı seven varsa üzgünüm ama bu bir övme incelemesi olmayacak. Yine de saygı çerçevesinde ilerleyeceğim ve düşüncelerime saygı göstermenizi rica ediyorum.
Şimdi yarım bırakma nedenlerime geçmeden önce konusundan bahsedeyim.
Konu
Ay Tanrıçası Selene yeryüzüne indiğinde, kurtların kaderi değişmişti. Dolunay geceleri artık özgürlüğün değil, köleliğin işaretiydi. İlahi ışığın altına giren her kurt iradesini kaybediyor ve Tanrıça’nın sadık bir gölgesine dönüşüyordu. Döngü başladığında ise son belliydi: Yeniay geldiğinde ölüm kaçınılmazdı.
(Özür dilerim, ilk defa kopyala–yapıştır yaptım.)
İçerik
Smut var, yani yetişkin içerik.
⸻
İncelemem
Dostlarım, öncelikle tasarımına diyecek lafım yok. Zaten kapağına aldandım. Konusu da ilgi çekiciydi ve ilk defa okuyacağım bir yazardı. Kitapta sevdiğim tek şey kapak oldu.
Neden sevmedim?
NOT: Yarım bıraktığım yerden sonra iyi şeyler oluyor olabilir ama ben ilgimi fazlasıyla kaybettim. Bu yüzden sevmediğim yönleri, okuduğum kısma kadar (yaklaşık 350 sayfa) yazacağım.
1. Kitabın girişi çok güzeldi ama birinci bölümden sonra günümüzde geçmesi beni düşürdü. İlk defa kurt kurgusu okuyorum,belki böyledir ama ben günümüzde geçen fantastik kitapları sevmiyorum. Fantastik okuyormuş gibi hissettirmiyor.
Kızımızın kurt adam ailesi var ama kendisi kurt olamıyor. İstanbul’da okuyor ve ailesinin yanına gidiyor.
Kurt ailesinin (bu doğru bir anlatım oldu mu bilmiyorum unrkfj) yaşadığı yerin adı: BOZKURTLAR TATİL KÖYÜ.
Antalya Kumluca, saklı bir cennet????
Bakın, belki kurtların yaşadığı belli olmasın diye böyle bir isim ama görünce neye uğradığımı şaşırdım.
2.Ana karakter hatta tüm karakterler… Balın bence zeki bir karakter değil. Oldukça sinirimi bozdu. Bir kısım var, gerçekten “ne alaka” oldum.
Kurt köy halkında bir sorun çıktığı için Balın’ın babası onu İstanbul’a geri göndermek istiyor çünkü kurt değil ve yardımı dokunamaz. Balın ise şöyle diyor:
“Üniversitede boş yere Uluslararası İlişkiler okumuyorum. Zamanı gelince faydam olsun diye, diplomatik ilişkilerle ilgilenebilmek için seçtim bu bölümü.”
Özür dilerim ama bu alıntıya çok güldüm BFHKBHBD.
Türler arası bürokrasiye ya da sürü kan davalarına bakabilmek için seçtiğini söylüyor. Tamam, mantıklı olabilir ama kitap fantastik olmasaydı. Bana gerçekten komik geldi.
Şimdi diyeceksiniz ki “sende buldukça buluyorsun” ama isimler Türk mü yabancı mı anlayamadım: Atakan, Balın, Arz, Lider Boran, Hazal????
Tamam, Balın falan güzel isim ama kitap yine fantastik hissettirmiyor.
Mesela bir cadıyla görüşecekler. Balın cadıyı görünce şöyle söylüyor:
“Bu Tumblr kızı modası eskide kalmadı mı?”
Kanka… cadı ya hani????
Kalem etek–gömlek mi giyecek?
FANTASTİK KİTAPTA NEDEN TUMBLR KELİMESİ VAR!
Sakinim, tamam.
3. Arz–Balın ikilisi…
Düşmandan aşka mı, aşktan düşmana mı, düşmandan düşmana mı?? Yazar düşmandan aşka yazmak istemiş ama bana hiç öyle geçmedi. İlk başta nefret ettiklerini hissettim ama sonra kafam çok karıştı.
Bir de küçükken ailelerin evlenmeleri için anlaşma yapması var (okumanın üstünden geçti, galiba böyleydi). Fantastik kitaplarda bu tropu sevmiyorum. Aralarında bir bağ var ve ayrılamıyorlar. Balın’ın gücünü öğrenmek ve önlemek için yola çıkıyorlar.
Yol boyunca atışıyorlar. Vampirlerin bölgesine girince de esir düşüyorlar çünkü kurtlar ve vampirler düşmanmış.
4.Kitapta her şey çok hızlı oldu. Vampirlerin bölgesine giriyorlar ve Balın bir vampirle bir anda inanılmaz güvenecek kadar anlaşıyor; vampir neredeyse kendi halkına ihanet edecek. Benim güven seviyem jfjbjkbg.
Bu sırada Arz esirken, Balın annesinin onun için yazdığı şifreli kitabı çözmeye çalışıyor. Onu da bayağı hızlı çözüyor jkvjdb.
5.Smut kısmı…
Tamam, ben smut okurum ama burada tuhaf bir sahne var. Vampirler yanlarına giderken Arz’ın onlarla kalacağını söylüyor. Balın da nişanlı olduğunu söyleyip ayrılmayacağını söylüyor. Vampirler inanmayınca… sevişip bunu göstermelerini istiyorlar diye hatırlıyorum (yanlış hatırlıyorsam sorry).
Onlar da tamam diyor ve Arz ile Balın sevişir gibi yapıp ses çıkarıyorlar.
Yeterli.
6.Yemek sahnesi. BENİ TAMAMEN SOĞUTAN KISIM.
İkilimiz vampirlerden kurtulunca (şüpheli) bir otele gidiyorlar ve tabii ki tek otel, tek oda tropu var.
Sonra yemek yemeye karar veriyorlar. Hamburger yeseler bu kadar şaşırmazdım ama…
TAZE FASULYE VE PİLAV YİYORLAR.
Doslar ben hala kurt ve güçleri olan bir kızın taze fasulye ve pilav yemesini aşamıyorum..
jdbkjsdbcfjkdbfjbfjkfbbkfj
ÖZÜR DİLERİM.
⸻
Kısacası
Biliyorsunuz, ben kolay kolay böyle inceleme yazmam ama bu kitap bana asla fantastik kitap okuyormuşum hissi vermedi. Bundan sonra neler olacak hiç merak etmiyorum. Okumaya ara verince fazlaca uzaklaştım. Tutunacağım bir şey yoktu ve RS’ye girmemek için bıraktım. Şeri 3 kitapmış ama okumayacağım.
Başka bahsedeceğim şeyler vardı ama ara vermemden dolayı unuttum.
Üzgünüm ama önerebileceğim bir kitap değil.