Eser siyasi tarih bağlamında okuyuca sıkıcı gelecektir, zira Trikupis’in yazımı çok donuktur. Öte yandan, kitaba eğilirseniz siyasi tarihin yanında sosyal tarihin ne denli ufuk açıcı olduğunu göreceksiniz. Öyle ki general Trikupis’in yakındığı neredeyse her şey sosyal tarihçiliğin konusudur. Dömeke meydan muharebesinden “Küçük Asya”ya uzanan yıllarda Trikupis hep Türk ordusuna karşı savaşmıştır. Bir yıllık esaretten sonra ülkesine dönen Trikupis, gördüklerinden bir hayli şikayet eder çünkü Yunan halkı savaşa kayıtsız olduğu gibi esirlere de “korkak” yaftasını vurmuştur. Bu sebeple olsa gerek, kitabın son 3 sayfasını esirlerin neden korkak olmadığını anlatmaya harcamış, enteresan.