"Göz bedendendir, bakış ruhtan."
Yazarın ilk okuduğum kitabı olan 'Kehribar Geçidi'nde farklı çevrelere sahip insanların bir araya gelmelerine ve kaderlerinin bağlanmalarına tanıklık ediyoruz. Azatlı köle Vitalis, lahit kopyacısı olan Linus, yazıcı köle Simonides, tapınakta kandilci olan Feliks, bir türlü uyuyamayan çoban Fazelis, Al-Mina, barbar bir yüzbaşı olan Geta ve sadık yol arkadaşı Kehribar'ın birbirleriyle karşılaşmalarını konu alan eserimiz, karakterlerin hikâyelerini ayrı ayrı ele alır. Her birinin yaşanmışlığı başkadır. Onları birleştiren ise Kehribar'ın ta kendisidir. Kim bilebilirdi ki bu yedi insanın bir mağarada toplanıp derin bir uykuya dalacaklarını?
Kitap aşırı güzeldi, bayıldım. Gerçek anlamda çok kıymetli ve mutlaka okunması gereken bir eser. Karakterlerin sırayla, sakinlikle tane tane işlenmesine bayıldım. İlgimi en çok çeken kısım ise kaçıp geldikleri bu mağarada daldıkları derin uyku ve uyandıkları zamanki değişim oldu. Yedi uyuyanlar hem Hristiyanlık hem İslam kültüründe var olan bir hikâye. Bu hikâyenin ana karakterlerinin öykülerine mutlaka tanıklık edilip hisleri paylaşılmalı diye düşünüyorum.
Kehribar Geçidi