Sadece bir kitap değil; komşuluğun önemini, mahalle kültürünün çocukların dünyasında bıraktığı izi anlatan harika bir eser.
Kitapta çocukların merakı ve dayanışması, “mahalle çocukları olarak oyunumuzu bırakıp gizemin peşine düşüyorduk” gibi cümlelerle hayat buluyor.
Yaşlılara bakışı ve kurulan bağı, “onun yalnız olmadığını anlamamız uzun sürmedi” duygusuyla sezdiriyor.
Önyargıların sonuçlarını fark ettiren anlarda ise “yanıldığımızı geç de olsa anladık” hissi okurun içine işliyor.
Teknolojiye de ölçülü bir yer açarken, asıl gücün “konuşmak ve dinlemek” olduğunun altını çiziyor.
Hem çocuklara hem yetişkinlere dokunan, sıcak, düşündüren ve uzun süre akılda kalan bir hikâye.