Bugün sizlere duygu yüklü bir kitapla geldim. @bayramaliokumus ’un yazdığı “Ardiye’de Unutulan İnsanlık”, insanın içindeki en sessiz bölgeleri hatırlatan o nadir kitaplardan biri. Yazar, bir ardiye fikrini sadece bir mekân olarak değil, hafızanın karanlık köşelerine saklanan duyguların, söylenemeyen cümlelerin ve unutulmaya bırakılmış insanların simgesi hâline getirmiş. Sayfalar ilerledikçe, bir eşyanın tozlanışıyla bir kalbin ağırlaşması birbirine karışıyor; gündelik hayatın içinde görünmeden akıp giden yaşamların nasıl sessizce kaybolduğunu anlatıyor. Kitaptaki her küçük bölüm, toplumun koşturmacasında geride kalan insanları, fark edilmeyen acıları ve unuttukça küçülmeyen kırgınlıkları önümüze koyuyor. Dili gösterişsiz, tertemiz; her cümlede saklı bir duruş, her satırda ince bir sızı var. Kısa olmasına rağmen, içindeki insanlık hâlleri ağır ağır çöken bir sis gibi etrafı sarıyor. Kalbe dokunuyor. Okurken bir yandan geçmişten taşıdığımız yükleri, bir yandan da bir köşeye bırakıldığını sandığımız duyguların hâlâ ne kadar canlı olduğunu hissediyorsunuz. Çünkü anlatılanlar aslında hepimizin bir şekilde ardiyesinde tuttuğu parçalar… Bu yüzden benim için küçük değil, derin bir kitap oldu. İyilikle ve kitapla ama en çok iyilikle, sevgiyle, merhametle kalın.