216 syf.
·7 günde·10/10
Basit cümlelerle ama o kadar kalıcı ve çarpıcı cümleler kullanıyor ki yazar kendisini fazlasıyla severek okuyorum... Sevmemin en büyük nedeni de yazarında dediği gibi modernizmin sünnet-i seniyyeleri hakkında fikirlerimi düşünüp bu kafayla zor dediğim anlarda yüzüme yüzüme vurduğu cümlelerle kalbimin nefes aldığını ve fikirlerimi açıkça söyleyebilecek gücü hissettiriyor ...

Kitabım başımdaki önsözdeki incelik bile 10 üzerinden 10 u gerektiriyor bence . kalbine nefes aldıran insanlara teşekkürüne şöyle başlıyor " Kardeşini Yusuf gibi kuyuda bırakmayı tercih edenlerin de bulunduğu bu dünyada..... gibi kardeşlere sahip olmanın nasıl bir nimet olduğunu ancak yaşayan bilir "diyor :)

Çağımızın hastalığı herkesi her zaman doğruca analiz edebileceğimiz inancından dem vuruyor ve kendimiz süt limanmışcasına insanlar hakkımda büyük konuşurken merhametin elimizden kayıp gittiğine dair serzenişi...

Televizyondaki goggle amcadaki uzmanlarla çevrili hayatımızda yetişen çocuklardan sera mahsulü çocuklar diye bahsetmesi ..

Her kötü huyumuzu ailemizin üzerine atıp elimizi taşın altına sokmadan güzel bir hayat geçirme isteğimiz ... Biz gitmeden gelmeyecek olan güzel günleri beklemek ve o gelmedikçe hep geçmişimizdeki insanları kötülememiz ....

Ömre diar olarak her yıl doğom günü kutlarken 0'dan 4 'e değil 4'ten 0'a doğru yol aldığımız
"Her şey belirlenmiş bir ecele doğru akıp gider.

Ve çevreyi okuması görmek ile bakmak arasındaki farkı bir defa daha hatırlattı bana hele ki mezar taşları hakkındaki okuması hayret vericiydi

Vel hasıl kelam kitap kalbinize hitap ediyor, samimilik hissettiriyor, dinginlik veriyor.
Cümlelerinin kalpten geldiğine inanıyorum. kalpten gelen kalbe ulaşırmış ancak


Selametle....