Şu an tırtıl misali dünyayı oburcasına yiyip tüketiyoruz…
İkinci evrede kozalaklarımıza girip dünyamızın kendini yenilemesini beklemek zorundayız ki bir bahar sabahı daha güzel ve sağlıklı bir dünyaya kelebek olarak doğalım.
Fakat sorun şu ki tüm kozalaklar bilinçli bir kötülük tarafından yakılırken, bizler kozalaklarımıza giremeyip birer parazit gibi dünyamızı kemirmeye devam edip kendi sonumuzu mu getireceğiz, yapılan bu kötülükleri bile göre umursamayıp kötüyü mükâfatlandırıp önünde el pençe divan durmaya mı devam edeceğiz, yoksa dünyaya gelme amacımız olan “kendini tamamlama” sürecimizi tamamlamaya çalışıp “gerçek insan” olma yolunda mı yürüyeceğiz?
Bir kitabı okuduktan sonra yine aynı kişi isek, “Bu kitabın bize ne faydası olmuştur?” diye sormamız gerekir kendimize…
Yazar o kadar çok konuya öylesine güzel bir üslup ile değinmiş ki, içimiz sızlasa da elimizden bırakmak gelmiyor kitabı. Bu sebeple, her bireyin kendi bilgi birikimi, yaşadığı hayatı ve ortamı göz önünde bulundurarak, herkesin kendine bir pay çıkarabileceği bir kitap olduğunu düşünüyor ve okumanızı tavsiye ediyorum efendim...